Euromonitor’un her yıl hazırladığı Öne Çıkan Tüketici Trendleri Raporu yayınlandı. 2023’ün Öne Çıkan Global Tüketici Trendleri, önümüzdeki yılda ivme kazanması beklenen ve hareketlenen tüketici trendlerini bir araya getiriyor.

Euromonitor’un 2023’ün Öne Çıkan Global Tüketici Trendleri Raporu, dünyanın şu andaki durumunu özetleyerek başlıyor. 8 milyar nüfus, %5,8 yıllık ortalama enflasyon oranı, 54 trilyon dolarlık tüketici harcaması, nüfusun %62’si internet kullanıyor, 64 trilyon dolar harcanabilir gelir ve perakende satışlarda beklenen %6,5 büyüme… Şirketlerin tüketicilerin gerçekten ne istediğini anlaması ve alışveriş motivasyonlarını tatmin edebilmesi için hazırlanan rapor, büyüme planlarını desteklemeyi hedefliyor. Euromonitor’e göre 2023’ün öne çıkan tüketici trendleri şöyle:
1. Otantik Otomasyon
2. Bütçeciler
3. Kaydırma Kontrolü
4. Eko-Ekonomik
5. Oyun Başlasın
6. Burada ve Şimdi
7. Canlanan Rutinler
8. Kadının Gücü
9. Gelişenler
10. Genç ve Yıkıcı

Otantik Otomasyon
Teknolojiye İnsan Dokunuşu
Teknoloji her yerde. Çoğu zaman biz farkında bile olmadan hayatımızın içinde… Evdeki ışıklardan mağaza kasalarına kadar otomasyon her yerde. Ancak robotlar henüz insan dokunuşunda, nüanslarda ustalaşamadı. Hala o kişisel dokunuşu ve insani bağlantıyı istiyoruz.
İnsanlar ve makinelerin senkronize çalışması gerekiyor. Teknolojiye çok fazla güvenirseniz, müşterileriniz markanızdan kopuk hissedebilir. Anlamlı çözümler sunmak için insanların ve makinelerin senkronize olmasını sağlayın ve müşteri yaşam döngüsündeki tüm temas noktalarını değerlendirin. Ayrıca işinizde, kişilerarası kalması gerekenlere karşı tamamen otomatikleştirebileceğiniz alanları keşfedin.

Bütçeciler
Yaşam Maliyeti Krizi
Adıyla müsemma bir trend. Bu değişken ekonomide nakdimizi yaymaya ve paramızın karşılığını en iyi şekilde almaya çalışıyoruz.
Tasarruf, her şeyin başı. Tüketiciler, günlük ihtiyaçlar için daha fazla ödeme yapmak, daha düşük maliyetli ürünler almak veya satın alma işlemlerini tamamen atlamak arasında karar vermek zorunda.
Bu tüketiciler, uygun fiyatlı, esnek seçenekleri veya kampanyalar (örneğin, puanlarla ödeme veya özel indirimler) gibi teşvikleri tercih ediyor.
Ayrıca enflasyon ve yaşam maliyeti düşse bile Bütçeciler bilinmeyene hazırlık olarak tasarruf etmeye devam edecek. Bu harcama alışkanlıkları da markalar için bir fırsat oluşturuyor. İndirim yapmak, özel markalı ürünlerin ve indirim yapanların belirli kategorilerin pazar payını çalacağı anlamına gelir. Ancak alternatif ödeme yöntemleri, uygun fiyatlı çeşitler ve güçlü ortaklıklar, rekabetçi konumunuzu korumak için müşteri tabanınızı genişletebilir.

Kaydırma Kontrolü
Ekran Süresi İyi Geçirildi
Kendinizi kaç kez bilinçsizce internette gezinirken yakaladınız? TikTok, Netflix veya en sevdiğiniz çevrimiçi perakendeci olsun, hepimiz oradaydık ve muhtemelen kabul etmek istediğimizden daha fazla!
Artık ekran başında geçirdiğimiz süreyi daha ciddiye alıyoruz ve kullandığımız platformlarda seçici davranıyoruz. Ancak bu, dijital detoks değil; tüketici internetin fişini çekmekten ziyade bilinçleniyor.
Son zamanlarda bazı uygulamalarınızı sildiyseniz, aboneliğinizi iptal ettiyseniz veya dijital etkinliklere ne kadar zaman ayırdığınızı daha yakından takip ediyorsanız, bu eğilimin en iyi örneğisiniz.
İnsanlar cihazlarına bağlı ancak ekran süresi konusunda daha seçici davranıyor. Bu da tüketicilerin ilgi alanlarına göre filtrelenmiş içerik ve ürünler istediği anlamına geliyor. Markalar, dikkat dağıtıcı değil, alakalı olmalı. Uygulama veya platform işlevleri, tüketiciye değer katmalı. Dijital varlıklarınız tüketicinizle eşleşmezse potansiyel dönüşümleri kaybetme riskiyle karşı karşıya kalırsınız.

Eko-Ekonomik
Varsayılan Olarak Sürdürülebilir
Eko-ekonomikler ve Bütçeciler birbirine oldukça yakın gruplar. Aradaki fark şöyle: Eko-Ekonomik, maliyet bilincine sahip bir zihniyetin aynı zamanda çevreye nasıl fayda sağlayabileceğinden de bahsediyor.
Bazı tüketiciler eskisi kadar harcama yapmıyor, satın almıyor veya seyahat etmiyor. Tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz, enerjiyi korumanın ve kamu hizmeti ücretlerini düşük tutmanın yollarını aramamıza neden oldu. Bu kesintiler, daha az atık anlamına gelen tüketimin sınırlandırılmasına yardımcı olurken aynı zamanda insanları enerji tasarruflu ürünler, kiralama veya ikinci el alışveriş gibi yeşil alternatiflere yönlendirdi. Azalan tüketim dolaylı olarak sürdürülebilirliği arttırıyor.

Oyun Başlasın
Herkes İçin Eğlence
Oyun sektörü ana akım haline geliyor. Mobil oyunlardan e-spora kadar herkes bir şekilde içinde… Artık her yaştan amatör, sıradan ve profesyonel oyuncular var.
Bu son derece tutkulu tüketiciler, kendilerini sanal bir oyuna kaptırdıklarında büyüleniyorlar ve bu sebeple daha fazla marka, oyun kültürüne yönelik oynanabilir reklamlar veya ürünler oluşturuyor.
Oyuncu popülasyonu artıyor ve bir zamanlar niş olan bu segment artık kitlesel bir pazar fırsatı. Sponsorluklar, reklamlar, oyun içi satın almalar ve ürün yenilikleri, şu ana kadar başlıca gelir kaynakları. AR/VR teknoloji yatırımları da duracakmış gibi görünmüyor. Oyun deneyimleri daha sofistike hale geliyor. Markaların bütünsel oyun kültürünü ve tekliflerini bu tüketicilere göre nasıl uyarlayacaklarını şimdiden düşünmeleri gerekiyor.

Burada ve Şimdi
Anı Yaşamak Gibisi Yok
Bütçeciler ne kadar tasarrufla ilgiliyse Burada ve Şimdi de o kadar savurganlıkla ilgili. Dürüst olmak gerekirse tüm dünya son birkaç seneyi sürekli bir kriz halinde geçirdi ve devam ediyor. Pandemi, savaş, gıda krizi, enflasyon… Liste uzarken tüketiciler önemli fedakarlıklar yapmak zorunda kaldı. Burada ve Şimdi, bu yıl kendine biraz yaşama izni verenlerin trendi: Karşılanabilir lüksler ve zevkler. Cüzdanlarımıza karşı temkinli davransak da yine de riske girip kendimizi ödüllendireceğiz gibi görünüyor.
Pazarlama stratejinizin bu tüketicileri doğru zamanda doğru mesajla hedeflemesi gerektiğini unutmayın. Promosyonları ve iletişimi gerçek zamanlı olarak uyarlayabilmek için alışveriş ve göz atma etkinliklerindeki eğilimleri iyi izleyin. Tüketicilerle anında (onların aradığı anda) buluşmak, markanızın akılda kalmasını sağlar.

Canlanan Rutinler
Ayağa Kalkacak Kadar İyi
Önümüzde hangi belirsizlikler olursa olsun hayatlarımıza devam etmek istiyoruz. Pandemi karantinalarında harcanan zamanı telafi etmeye devam ediyoruz.
Bu yüzden, tekrar yola çıkmaya ve bir normallik duygusuna ulaşmaya çalışıyoruz. Ancak herkesin kendi “normal” algısına sahip olacağını unutmayın. Ne olursa olsun, tüketiciler eğlence arıyor ve dünyayı yeniden keşfetmek istiyor.
Bu durumda markalar, dünyayı yeniden keşfetmek isteyen müşterilerle uzun süreli ilişkiler kurma şansına sahip. İşletmeler için hedef, Canlanan Rutinlere geri dönmek isteyen tüketicileri teşvik etmek ve desteklemek olmalı. Güveni arttıran ürün ve hizmetler, ön plana çıkacaktır. Deneyimsel perakende ve yemek servisi, marka etkileşimlerini, macerayı ve coşkuyu yeniden canlandırabilir.

Kadının Gücü
Kadın Eşitliğine Odaklanmak
Kadınlar savaşçıdır ve artık susturulmayı reddediyorlar. Kadın hakları mücadelesi, daha yüksek sesle ve daha güçlü…
Diğer adaletsizliklerin yanı sıra ABD’de Roe-Wade davasının bozulması ve İran’da Mahsa Amini’nin ölümü, dünya çapında infiale yol açtı. Tüketiciler, kadın eşitliği için dayanışma halinde ayağa kalkıyor. Olumlu bir değişiklik olana kadar da geri adım atmayacaklar.
İnsanlar cinsiyet eşitsizliği konularında sessiz kalmayı reddediyor. Gerçek dönüşüm, adil temsil, eşitlik ve kapsayıcılık etrafında inşa edilecek. Kadınlar, değerleriyle örtüşen markaları destekliyor. Ürün ve hizmetlerinizin olumlu bir etki yaratması gerekiyor. Ancak fırsat eşitliğini savunmanın, bir reklam hilesi değil, kurumsal bir taahhüt olması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
Sonuç olarak, kadınların güçlendirilmesi göz ardı edilemez.

Gelişenler
Hayata Vizyon Katmak
Bu bir sır değil; bunalmış ve bitkin durumdayız. Bu süreçte enerjimizi tüketmeden günlerimizi geçirmek istiyoruz.
Yani, gerçekten yeter. Duraklatıyoruz, bir adım geri atıyoruz ve kontrolümüz dışındaki her şeyi bırakıyoruz. Aşırı çaba sarf etmiyoruz (quiet quitting/sessiz istifa). Bunun yerine, elimizden gelenin en iyisini yapabilmek ve olabilmek için dengeyi buluyoruz.
Tüketiciler bu yıl doğru dengeyi aramaya devam ediyor. Markalarınsa onların fiziksel ve zihinsel sağlıklarının savunucusu olarak görülmesi gerekiyor. Çalışanlar kalıcı olarak masalarına dönmeden önce daha yüksek kalitede bir ofis yaşamı talep edecekler. Şirketlerin hem iç hem de dış müşterilerine destek ve güvence veren satış noktaları sağlaması önemli.

Genç ve Yıkıcı
Dünya Bir Sahne
Bu trend tamamen Z Kuşağı ile ilgili.
Pandemi, onların en yapıcı yıllarını şekillendirdi. Bu dijital yerliler, finansal özgürlüğün zirvesindeler ve alışılmadık yetiştirilme tarzları, işleri değiştirecek.
Milenyaller ilk içerik üreticileriydi ancak Gen Z bahsi yükseltecek. Sosyal medya, kendilerini tanıtmak için bir sahne, keşif için bir arama motoru ve kazançlı bir kariyer yolu olarak onlara her anlamda hizmet ediyor.
Markaların, beklentilerine ayak uydurmak için bu trend belirleyiciler ve gelişmekte olan profesyoneller hakkında hızlandırılmış bir kursa ihtiyacı var. Sosyal medya onların yaşam alanı; kaydırarak alışveriş yapıyorlar, ilham alıyorlar, öğreniyorlar. Dikkat süreleri kısalıyor, ancak doğru içerik patlıyor. Tipik reklamlar yerine, ürününüzün kendi adına konuşmasına izin vermek için onları kullanın. Sadık müşteriler en iyi savunucularınızdır.

Raporun tamamı için tık’layınız.>> Euromonitor Öne Çıkan Global Tüketici Trendleri 2023