Yapay zekâ artık sadece bir “gelecek vaadi” değil, küresel ekonominin ve girişimcilik dinamiklerinin merkezindeki en büyük dönüştürücü güç. Startups.watch ve Endeavor Türkiye’nin katkılarıyla Yapay Zeka Fabrikası tarafından hazırlanan Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu 2025, Türkiye’nin bu dönüşümde nerede konumlandığını, hangi alanlarda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ve önümüzdeki dönemde hangi kritik eşiklerle karşı karşıya olduğunu kapsamlı verilerle ortaya koyuyor.

Rapora göre 2025 yılı, küresel yapay zekâ yatırımları açısından işlem sayısı azalırken yatırım hacminin oldukça yüksek seviyelere ulaştığı bir yıl oldu. Bu durum, yatırımcıların erken aşama denemelerden ziyade ölçeklenme potansiyeli yüksek ve pazar liderliği hedefleyen girişimlere odaklandığını gösteriyor. Yapay zekâ girişimleri unicorn statüsüne her zamankinden daha hızlı ulaşıyor; bazı örneklerde bu eşik, kuruluş aşamasında dahi aşılabiliyor.

Küresel tabloda Amerika hâlâ baskın konumunu korurken, Avrupa, MENA ve Asya’da da stratejik kümelenmeler dikkat çekiyor. Bu rekabet ortamı, yalnızca teknoloji üretimini değil; veri altyapısı, insan kaynağı ve regülasyonları da ülkeler arası bir yarış alanına dönüştürüyor.

Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi: Sayılarla Güçlenen Bir Yapı
Raporda yer alan veriler, Türkiye’nin yapay zekâ alanında genç ama hızla olgunlaşan bir ekosisteme sahip olduğunu gösteriyor:
• Türkiye’de 1.188 aktif yapay zekâ girişimi bulunuyor.
• Bu girişimlerin yaklaşık %70’i 2020 ve sonrasında kurulmuş durumda.
• Türkiye, Doğu ve Güneydoğu Avrupa’da yapay zekâ ‘unicorn’u çıkarabilen tek ülke konumunda.
• İstanbul, yapay zekâ girişimlerinin %57’sine ev sahipliği yaparak açık ara liderliğini sürdürüyor.
Bu veriler, Türkiye’nin yalnızca yerel bir pazar değil; bölgesel ölçekte bir teknoloji üretim ve ölçekleme merkezi olma potansiyelini güçlendirdiğine işaret ediyor.

Türk Yapay Zekâ Diasporasının Küresel Etkisi
Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Türk yapay zekâ diasporasının küresel ölçekte yarattığı etki. Yurt dışında kurulan Türk kuruculu yapay zekâ girişimleri, Türkiye merkezli girişimlere kıyasla çok daha yüksek yatırım tutarlarına ulaşabiliyor. Diaspora girişimlerinde medyan yatırım tutarı, Türkiye’deki girişimlerin yaklaşık 24 katı seviyesinde.
• Dünya genelinde 274 Türk aktif yapay zekâ diaspora girişimi bulunuyor.
• Bu diaspora, son 1 yıl içinde 2 yapay zekâ unicornu (değeri 1 milyar doları aşan şirket) çıkarmayı başardı. (Periodic Labs ve Fal.ai)
• 2025 yılı itibarıyla diaspora girişimlerinin aldığı yatırımların medyan miktarı $2.4 milyon seviyesindeyken, Türkiye merkezli girişimlerde bu rakam henüz $100 bin bandında.
Bu tablo; küresel pazarlara erken açılmanın, doğru ağlara erişimin ve ölçekleme deneyiminin ne kadar kritik olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Aynı zamanda Türkiye ekosistemi için bilgi, deneyim ve sermaye aktarımı açısından önemli bir fırsat alanı sunuyor.

Kurumlar ve Yapay Zekâ: Büyük Potansiyel, Düşük İş Birliği
Raporda yer alan anket sonuçları, önemli bir yapısal soruna da işaret ediyor. Türkiye’de kurumların %53’ü yapay zekâyı iş süreçlerine entegre ettiğini belirtirken, yerli yapay zekâ girişimleriyle çalışanların oranı yalnızca %6,25 seviyesinde kalıyor.
Bu veri, bir yandan kurumların dönüşüm ihtiyacını kabul ettiğini, diğer yandan ise yerli girişimlerle iş birliği konusunda güven, erişim ve olgunluk bariyerlerinin henüz aşılamadığını gösteriyor. Nitelikli insan kaynağı eksikliği ise kurumların yapay zekâ adaptasyonunda karşılaştığı en büyük engel olarak öne çıkıyor.

Mobil Güç ve Uygulama Yetkinliği: Türkiye’nin Ayrıştığı Alan
Türkiye’yi küresel ölçekte farklılaştıran en önemli başlıklardan biri, mobil uygulama geliştirme kasları. Mobil oyun ekosisteminden gelen bu yetkinlik, yapay zekâ uygulamalarının son kullanıcıya hızlı ulaşmasını sağlıyor. Türkiye’de GenAI çözümleri sunan girişimlerin önemli bir kısmı mobil odaklı çalışırken, bu oran diaspora girişimlerinde daha sınırlı kalıyor.
Bu avantaj, Türkiye için özellikle B2C yapay zekâ uygulamaları ve hızlı ticarileşme alanlarında önemli bir rekabet üstünlüğü yaratıyor.

Geleceğe Bakış: Üreten Ülke Olma Eşiği
Raporun genel çerçevesi, Türkiye’nin yapay zekâ alanında kritik bir eşikte olduğunu gösteriyor. Yapay zekâ teknolojilerinin artık olgunlaştığı bu dönemde, sadece kullanıcı değil, üretici ve küresel oyuncu olabilmek; doğru stratejik tercihlere bağlı.

İnsan kaynağı yatırımları, kamu-özel sektör iş birlikleri, veri altyapısı ve regülasyon netliği; önümüzdeki dönemde ekosistemin yönünü belirleyecek temel başlıklar arasında yer alıyor. Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu 2025, bu yolculukta hem mevcut tabloyu hem de atılması gereken adımları net biçimde ortaya koyan güçlü bir referans niteliği taşıyor.

Raporu indirmek için tıklayınız.