<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sektörden Haberler Archives - GPD</title>
	<atom:link href="https://www.gidaperakendecileri.org/category/haberler/sektorden-haberler-haberler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gidaperakendecileri.org/category/haberler/sektorden-haberler-haberler/</link>
	<description>Gıda Perakendecileri Derneği</description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 14:47:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>Türkiye’de E-Ticaret 4,5 Trilyon TL’yi Aştı: Dijital Ticaret, Ekonominin Ana Damarlarından Biri Haline Geldi</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/turkiyede-e-ticaret-45-trilyon-tlyi-asti-dijital-ticaret-ekonominin-ana-damarlarindan-biri-haline-geldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 14:45:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de e-ticaret, yalnızca büyüyen bir satış kanalı değil; tüketim alışkanlıklarını, işletme modellerini ve ticaretin dinamiklerini dönüştüren güçlü bir ekonomik yapı haline geldi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan &#8220;Türkiye&#8217;de E-Ticaretin Görünümü 2025&#8221; Raporu, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Söğütözü Yerleşkesi’nde açıklandı. Rapor, sektörün ulaştığı ölçeği ve dönüşüm hızını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor. Rapora göre Türkiye’nin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/turkiyede-e-ticaret-45-trilyon-tlyi-asti-dijital-ticaret-ekonominin-ana-damarlarindan-biri-haline-geldi/">Türkiye’de E-Ticaret 4,5 Trilyon TL’yi Aştı: Dijital Ticaret, Ekonominin Ana Damarlarından Biri Haline Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7749" class="elementor elementor-7749">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Türkiye’de e-ticaret, yalnızca büyüyen bir satış kanalı değil; tüketim alışkanlıklarını, işletme modellerini ve ticaretin dinamiklerini dönüştüren güçlü bir ekonomik yapı haline geldi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan &#8220;Türkiye&#8217;de E-Ticaretin Görünümü 2025&#8221; Raporu, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla Söğütözü Yerleşkesi’nde açıklandı. Rapor, sektörün ulaştığı ölçeği ve dönüşüm hızını çarpıcı verilerle ortaya koyuyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Rapora göre Türkiye’nin e-ticaret hacmi 2025 yılında bir önceki yıla göre %52,2 büyüyerek 4,5 trilyon TL’yi aşarken, toplam işlem sayısı 5 milyar 940 milyona ulaştı. Perakende e-ticaret hacmi ise 2 trilyon 460 milyar TL olarak gerçekleşti.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Global Arenada Türk E-Ticareti: Dolar Bazında %382 Artış</span></strong><br /><span style="color: #000000;">2019-2025 yılları arasındaki sürece bakıldığında, Türkiye’nin dijital ticaret kaslarının ne kadar güçlendiği daha net görülüyor. 2019’da yaklaşık 24 milyar dolar olan hacim, 2025’te 115 milyar 430 milyon dolara fırladı. Bu, dolar bazında 6 yılda %382’lik bir büyüme anlamına geliyor. Bugün e-ticaretin milli gelirimiz (GSYH) içindeki payı ise artık %6,9 seviyesinde.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Sektörün Şampiyonları: Modanın Liderliği ve Yemeğin Yükselişi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">İşletme sayısı bakımından e-ticaret ekosisteminin lideri %20,3 ile yemek sektörü olurken iş ciroya (hacme) geldiğinde zirvede 428,7 milyar TL ile giyim, ayakkabı ve aksesuar sektörü yer alıyor. Onu sırasıyla elektronik ve havayolları takip ediyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Hızlı Ticaret (Q-Commerce): &#8220;Hemen Şimdi&#8221; Diyenlerin Çağı</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Tüketicilerin ihtiyaçlarına dakikalar içinde ulaşma isteği, hızlı ticareti e-ticaretin parlayan yıldızı yaptı. 2025’te %55,6 büyüyen hızlı ticaret hacmi 388,7 milyar TL’ye ulaştı. Bu alanın mutlak hâkimi ise %69,5&#8217;lik oranla yine yemek sektörü oldu.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Akıllı Alışverişin Yeni Kodu: Mağaza Markalı Ürünler ve İkinci El</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Raporda ilk kez mercek altına alınan verilere göre; gıda ve süpermarket harcamalarının %11’i artık daha ekonomik ve ulaşılabilir olan mağaza markalı (private label) ürünlerden oluşuyor. Ayrıca, sürdürülebilirlik bilincinin artmasıyla tüketiciden tüketiciye (C2C) yapılan satışlar 21,8 milyar TL’lik bir hacme ulaşarak döngüsel ekonomiye can suyu oldu.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Dijital Dönüşümün Demografisi: 634 Bin İşletme Sahada</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Türkiye’de e-ticaret yapan işletme sayısı 2025 itibarıyla 634 bin 611’e yükseldi. Bu işletmelerin %75’ini şahıs şirketleri oluştururken, girişimcilerin yaş ortalamasında 30-34 yaş aralığı dikkat çekiyor. Kadın girişimcilerin oranı ise %28 seviyelerinde seyrediyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Ödeme Alışkanlıkları: Güvenlik Ön Planda</span></strong><br /><span style="color: #000000;">E-ticaret alışverişlerinin vazgeçilmezi %62,5 ile kartlı ödemeler olmaya devam ediyor. Tüketicinin güvenliğe verdiği önem ise kartlı işlemlerin %64,1’inin 3D Secure yöntemiyle yapılmasıyla kendini kanıtlıyor.</span></p><p><a href="https://etbis.ticaret.gov.tr/tr/Post/postturkiyede-e-ticaretin-gorunumu-2025-raporu-yayimlandi-3" target="_blank" rel="noopener"><em><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></em></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/turkiyede-e-ticaret-45-trilyon-tlyi-asti-dijital-ticaret-ekonominin-ana-damarlarindan-biri-haline-geldi/">Türkiye’de E-Ticaret 4,5 Trilyon TL’yi Aştı: Dijital Ticaret, Ekonominin Ana Damarlarından Biri Haline Geldi</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deloitte, &#8220;2026 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri&#8221; Raporunu Yayınladı</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/deloitte-2026-kuresel-insan-kaynaklari-trendleri-raporunu-yayinladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 14:39:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7743</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş dünyası, tarihin en hızlı sıkıştırılmış dönüşüm dönemlerinden birini yaşıyor. Deloitte tarafından 89 ülkede 9.000 liderle gerçekleştirilen araştırma, yapay zekânın artık sadece verimlilik değil, bir &#8220;insan avantajı&#8221; yaratma aracı haline geldiğini vurguluyor. Deloitte, yapay zekâ ve iş gücü dönüşümünün çalışma yaşamındaki etkilerini ortaya koymak amacıyla &#8216;2026 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri&#8217; raporunu yayınladı. Şirketten yapılan açıklamaya [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/deloitte-2026-kuresel-insan-kaynaklari-trendleri-raporunu-yayinladi/">Deloitte, &#8220;2026 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri&#8221; Raporunu Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7743" class="elementor elementor-7743">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>İş dünyası, tarihin en hızlı sıkıştırılmış dönüşüm dönemlerinden birini yaşıyor. Deloitte tarafından 89 ülkede 9.000 liderle gerçekleştirilen araştırma, yapay zekânın artık sadece verimlilik değil, bir &#8220;insan avantajı&#8221; yaratma aracı haline geldiğini vurguluyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Deloitte, yapay zekâ ve iş gücü dönüşümünün çalışma yaşamındaki etkilerini ortaya koymak amacıyla &#8216;2026 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri&#8217; raporunu yayınladı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 89 ülkede farklı sektörlerden 9 bin iş ve insan kaynakları (İK) lideriyle gerçekleştirilen anketlere dayanan rapor, yapay zekâ ve iş gücü dönüşümünün çalışma yaşamında yeni bir eşiğe işaret ettiğini gösteriyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">1. Hız ve Çeviklik: Yeni Rekabet Sahası</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Günümüzde perakende ve hizmet gibi dinamik sektörlerde başarının anahtarı artık ölçek büyüklüğü değil, hızdır. İş dünyası liderlerinin %70&#8217;i, önümüzdeki 3 yıl içindeki temel stratejilerinin &#8220;hızlı ve çevik olmak&#8221; olduğunu belirtiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Katılımcıların %85&#8217;i, organizasyonun uyum sağlama yeteneğini geliştirmesinin kritik olduğunu düşünürken, bu değişimi etkili yönettiğine inananların oranı sadece %27&#8217;de kalıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">2. Teknoloji Odaklılık vs. İnsan Odaklılık</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Rapor, yapay zekâ yatırımlarından beklenen getiriyi alamayan şirketlerin yaptığı temel hatayı ortaya koyuyor: Sadece teknolojiye odaklanmak.</span><br /><span style="color: #000000;">Kuruluşların %59&#8217;u teknoloji odaklı bir yaklaşım benimsemiş durumda. Ancak insan odaklı yaklaşımı (Human-centric) benimseyen şirketlerin, yapay zekâ yatırımlarından beklentinin üzerinde getiri elde etme olasılığı, teknoloji odaklılara göre çok daha yüksek.</span><br /><span style="color: #000000;">İnsan-makine etkileşimini stratejik biçimde tasarlayan şirketler, 2,5 kat daha iyi finansal sonuçlar bildiriyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">3. Perakende Sektörüne Özel: Devlerin Yapay Zekâ Stratejileri</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Perakende sektörü için raporda yer alan şu somut örnekler önemli:</span><br /><span style="color: #000000;">Walmart ve İnovasyon Kapasitesi: Walmart, yapay zekâyı sadece maliyetleri düşürmek için değil, çalışanların üzerinden rutin yükleri alıp onları inovasyona yönlendirmek için kullanıyor. Walmart yöneticilerine göre mesele yalnızca yapay zekâyı benimsemek değil, çalışma biçimini dönüştürmek.</span></p><p><span style="color: #000000;">7-Eleven ve Rollerin Dönüşümü: Şirket, rutin işe alım görevlerinin %95&#8217;ini otomatikleştiren yapay zekâ asistanı &#8220;Rita&#8221;yı devreye aldığında, uzmanlarını işten çıkarmadı. Aksine, uzmanların rollerini mağaza liderlerine daha stratejik destek verecek şekilde yeniden tasarlayarak personel devir hızını düşürdü.</span></p><p><span style="color: #000000;">Levi Strauss ve Gerçek Zamanlı Orkestrasyon: Levi&#8217;s, yapay zekâ ve disiplinler arası ekipleri bir araya getirerek &#8220;bol kesim pantolon&#8221; trendini rakiplerinden önce fark etti. Bu sayede tasarım sürecinden rafa gidiş hızını arttırarak satışlarını %15 yükseltti.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">4. Güven ve &#8220;Kültürel Borç&#8221; Tehlikesi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekâ kullanımında şeffaflık sağlanmadığında, kurumsal kültürde gizli bir &#8220;borç&#8221; birikiyor. Deloitte bunu ‘kültürel borç’ olarak tanımlıyor; yani kurum kültüründe zamanla biriken görünmez güven ve aidiyet kaybı.</span><br /><span style="color: #000000;">Çalışanların ve yöneticilerin %80&#8217;i, iş arkadaşlarının yapay zekâyı sahte bir üretkenlik illüzyonu yaratmak için kullanmasından endişe duyuyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Çalışanların %42&#8217;si, kurumlarının yapay zekânın insanlar üzerindeki etkisini değerlendirdiğini nadiren görüyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Veri güvenilirliği de kritik bir eşikte: Yöneticilerin %95&#8217;i adayların becerilerine dair verilerin doğruluğundan şüphe ederken, çalışanların 1/3&#8217;ü profillerini süslemek için yapay zekâ kullandığını itiraf ediyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">5. Karar Almada Yeni Dönem: Al As a Boss?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Önümüzdeki yıl içinde kurumsal kararların yaklaşık yarısının yapay zekâ destekli hale gelmesi bekleniyor. Yöneticilerin %60&#8217;ı halihazırda karar alma süreçlerinde düzenli olarak yapay zekâ kullanıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Ancak rapor, yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin; yaratıcılık, muhakeme ve belirsizlik anında karar verme gibi insan avantajlarının hala en büyük fark yaratan unsur olduğunun da altını çiziyor.</span></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/deloitte-2026-kuresel-insan-kaynaklari-trendleri-raporunu-yayinladi/">Deloitte, &#8220;2026 Küresel İnsan Kaynakları Trendleri&#8221; Raporunu Yayınladı</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tüketim Tarihi Konusunda Doğru Bilgi, Ekonomik Kayıpları Önleyecektir</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/tuketim-tarihi-konusunda-dogru-bilgi-ekonomik-kayiplari-onleyecektir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 07:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak, gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin son dönemde gündeme gelen değerlendirmeler kapsamında; gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Gıda ürünlerinde yer alan “Son Tüketim Tarihi” (STT) ile “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” (TETT) farklı anlamlar taşımaktadır. Son Tüketim Tarihi, özellikle [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/tuketim-tarihi-konusunda-dogru-bilgi-ekonomik-kayiplari-onleyecektir/">Tüketim Tarihi Konusunda Doğru Bilgi, Ekonomik Kayıpları Önleyecektir</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7729" class="elementor elementor-7729">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) olarak, gıda ürünlerinde tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin son dönemde gündeme gelen değerlendirmeler kapsamında; gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından bazı hususlara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Gıda ürünlerinde yer alan “Son Tüketim Tarihi” (STT) ile “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” (TETT) farklı anlamlar taşımaktadır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Son Tüketim Tarihi, özellikle hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik kriterini ifade eder. Bu tarihin geçmiş olduğu ürünler tüketilmemeli ve satışa sunulmamalıdır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi ise uygun saklama koşullarında ürünün kalite özelliklerinin en iyi şekilde korunduğu süreyi ifade etmektedir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Tavsiye edilen tüketim tarihi geçen ürünlerin ambalaj bütünlüğünün, tadının, kokusunun ve görünüşünün tüketime uygun bulunması durumunda ürünlerin tüketimi mümkün olabilmektedir. Bu tarih, gıdanın güvenliğine değil, ideal kalite seviyesine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu tarihin geçmesi, her ürün için gıdanın güvensiz ya da bozuk olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak ürünün niteliğine göre saklama koşulları, ambalaj bütünlüğü ve ilgili mevzuat hükümleri her zaman belirleyicidir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Uluslararası düzeyde de Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) geçmiş ancak uygun saklama koşulları korunmuş ve güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin değerlendirilmesi gıda israfını azaltmaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele alınmaktadır Ülkemizde de gıda kaybının azaltılması sürdürülebilirlik açısından önemli bir gündem maddesidir. FAO verilerine göre, Türkiye’de tarladan sofraya gıda kaybı her yıl yaklaşık 20 milyon tona ulaşmaktadır. Bu kayıpların azaltılması; doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim, gıda sistemlerinin verimliliği ve gıda fiyatlarında enflasyonla mücadele açısından önem taşımaktadır.</span><br /><br /><span style="color: #000000;">Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla, STT ve TETT arasındaki farkın daha anlaşılır şekilde anlatılmasının hem tüketici farkındalığına hem de gıda israfının azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.</span></p><p><span style="color: #000000;">Sektör olarak en temel önceliğimiz tüketici sağlığı ve gıda güvenliğidir. Yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere tam uyum içinde; gıda güvenliği, şeffaflık, tüketici güveni ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz.</span></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/tuketim-tarihi-konusunda-dogru-bilgi-ekonomik-kayiplari-onleyecektir/">Tüketim Tarihi Konusunda Doğru Bilgi, Ekonomik Kayıpları Önleyecektir</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Dünyasının Görünmeyen Riski: Psikososyal Tehditler</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/is-dunyasinin-gorunmeyen-riski-psikososyal-tehditler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:56:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7717</guid>

					<description><![CDATA[<p>İş dünyasında risk denildiğinde akla uzun yıllar boyunca fiziksel güvenlik, iş kazaları ve ergonomi gibi başlıklar geldi. Ancak günümüzde bu tablo hızla değişiyor. Çalışma hayatının dönüşmesiyle birlikte, çalışanların maruz kaldığı psikososyal riskler hem bireysel sağlık hem de kurumsal performans açısından en kritik başlıklardan biri haline geldi. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yayınladığı &#8220;The Psychosocial Working Environment: [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/is-dunyasinin-gorunmeyen-riski-psikososyal-tehditler/">İş Dünyasının Görünmeyen Riski: Psikososyal Tehditler</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7717" class="elementor elementor-7717">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>İş dünyasında risk denildiğinde akla uzun yıllar boyunca fiziksel güvenlik, iş kazaları ve ergonomi gibi başlıklar geldi. Ancak günümüzde bu tablo hızla değişiyor. Çalışma hayatının dönüşmesiyle birlikte, çalışanların maruz kaldığı psikososyal riskler hem bireysel sağlık hem de kurumsal performans açısından en kritik başlıklardan biri haline geldi.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yayınladığı &#8220;The Psychosocial Working Environment: Global Developments and Pathways for Action&#8221; (Psikososyal Çalışma Ortamı: Küresel Gelişmeler ve Eylem Yolları) 2026 Raporu, bu risklerin boyutunu yalnızca bir “çalışan deneyimi” meselesi olmaktan çıkarıp, küresel bir sağlık ve ekonomi sorunu olarak ele alıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Perakende Sektörünün Görünmeyen Yükü: Duygusal Talepler</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Perakende ve hizmet sektörü, ILO’nun 2026 raporunda psikososyal risklerin en yoğun yaşandığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Sektörün doğası gereği çalışanlar, yalnızca fiziksel değil, yoğun bir &#8220;duygusal emek&#8221; (emotional labour) sarf etmek zorundalar.</span><br /><span style="color: #000000;">Müşteri İlişkileri ve Duygusal Maskeleme: Rapora göre, perakende çalışanları zorlu veya agresif müşterilerle etkileşim halindeyken bile nezaketlerini korumak ve gerçek duygularını gizlemek durumunda. Bu &#8220;duyguların bastırılması&#8221; hali, uzun vadede tükenmişliğin (burnout) en büyük tetikleyicilerinden biri olarak tanımlanıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Cinsiyet Odaklı Risk Farkı: Veriler, kadın çalışanların hizmet ve bakım rollerinde yoğunlaşması nedeniyle duygusal taleplere erkeklerden çok daha fazla maruz kaldığını gösteriyor. Örneğin, Avrupa verilerinde duygularını saklayarak çalışma oranı kadınlarda %29 iken, erkeklerde bu oran %22.</span><br /><span style="color: #000000;">Çatışma ve Şiddet Riski: Müşteri odaklı roller, üçüncü şahıslardan kaynaklanan şiddet ve taciz riskine daha açık. Rapor, perakende gibi sektörlerde çalışanların %13&#8217;ünün iş yerinde duygusal olarak sarsıcı durumlarla karşılaştığını vurguluyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Dijital Dönüşüm ve Yeni Çalışma Biçimleri</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Rapora göre mağazacılık operasyonlarının hızla dijitalleşmesi, perakende sektöründe &#8220;nasıl çalıştığımızı&#8221; kökten değiştirirken, beraberinde yeni psikososyal tehditler getiriyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Algoritmik Yönetim ve İzlenme Stresi: Rapor, görevlerin yazılımlar aracılığıyla atandığı ve performansın anlık verilerle (KPI&#8217;lar) takip edildiği sistemlerin çalışanlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtiyor. Otomatik talimatlar ve üçüncü taraf derecelendirme sistemleri (müşteri puanlamaları vb.), çalışanın iş üzerindeki özerkliğini (autonomy) kısıtlayarak stres seviyelerini arttırıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">İş Yoğunlaşması (Work Intensification): Yeni teknolojiler bazı süreçleri kolaylaştırsa da, çalışanların %28&#8217;i teknoloji kullanımıyla birlikte iş yükünün arttığını bildiriyor. Perakende sektöründe teknolojinin iş temposunu belirlediği durumlarda, çalışanların %16&#8217;sı karar verme özgürlüklerinin kısıtlandığını hissediyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Sürekli Ulaşılabilirlik: Hibrit çalışma modelleri ve dijital iletişim kanalları, profesyonel ve özel yaşam arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Rapor, bu durumun &#8220;işten kopamama&#8221; sorununa yol açtığını ve &#8220;bağlantıyı kesme hakkı&#8221; (right to disconnect) gibi yasal düzenlemelerin önemini hatırlatıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Genel Çarpıcı Veriler: Görünmeyen Krizin Boyutu</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Rapora göre iş kaynaklı psikososyal risklerin etkisi düşündüğümüzden çok daha büyük: Her yıl 840 binden fazla insan, bu risklerle bağlantılı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu tabloya ek olarak, dünya genelinde yaklaşık 45 milyon sağlıklı yaşam yılı kaybı (DALY) yaşanıyor. Ekonomik etkisi ise en az sağlık boyutu kadar çarpıcı: Psikososyal riskler, küresel ölçekte GSYH’nin %1,37’sine denk gelen bir kayba neden oluyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu veriler, konunun artık yalnızca insan kaynakları ya da çalışan memnuniyeti başlığıyla sınırlı olmadığını; doğrudan ekonomik sürdürülebilirlik ile ilişkili olduğunu açıkça ortaya koyuyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Riskler Ne Kadar Yaygın?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Sorunun boyutunu anlamak için yaygınlığına bakmak yeterli: Dünya genelinde çalışanların %35’i haftada 48 saatten fazla çalışıyor. Öte yandan, çalışanların %23’ü iş hayatı boyunca en az bir kez şiddet veya tacize maruz kalıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu veriler, psikososyal risklerin istisnai değil, aksine çalışma hayatının yapısal bir parçası haline geldiğini gösteriyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Psikososyal Risklerin Kaynağı: Sistem, Birey Değil</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Raporda altı çizilen en önemli noktalardan biri, bu risklerin bireysel zayıflıklardan değil; işin tasarımından, organizasyon yapısından, yönetim biçimlerinden ve kurumsal politikalardan kaynaklandığı.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu nedenle stres, tükenmişlik ya da motivasyon kaybı gibi çıktılar, çoğu zaman bireysel değil; sistemsel sorunların bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Etkiler: Sağlıktan Performansa Uzanan Zincir</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Psikososyal risklerin etkisi çok katmanlı. Sağlık tarafında; kardiyovasküler hastalıklar, depresyon ve diğer mental sağlık sorunları ön plana çıkarken, iş dünyasında ise verimlilik kaybı, devamsızlık artışı, işten ayrılma oranlarında yükseliş gibi sonuçlar ortaya çıkıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu durum, çalışan sağlığı ile iş sonuçları arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Çözüm: Bireysel Değil, Bütüncül Yaklaşım</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Rapora göre en kritik hata, bu riskleri yalnızca bireysel dayanıklılık ya da kişisel gelişim perspektifinden ele almak. Elbette bireysel destek mekanizmaları önemli; ancak tek başına yeterli değil. Asıl etkiyi yaratan yaklaşım, işin yeniden tasarlanması, iş yükünün dengelenmesi, yönetim pratiklerinin iyileştirilmesi ve kurum kültürünün dönüştürülmesi gibi organizasyonel düzeyde atılan adımlar.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Sonuç: Yeni Bir İş Gündemi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Rol netliği, iş yükünün adil dağılımı, çalışanların karar süreçlerine katılımı ve yönetici desteği gibi müdahale alanlarının atlanması, modern iş dünyasının en az görülen ama en yüksek maliyetli riskleri olarak karşımıza çıkıyor. Kurumsal sürdürülebilirlik, verimlilik ve çalışan sağlığı arasındaki bağ güçlendikçe, psikososyal risklerin yönetimi de iş dünyasının ana gündemlerinden biri olmaya devam edecek.</span></p><p><a href="https://www.ilo.org/sites/default/files/2026-04/SafeDay%202026%20report%20%28embargo%29.pdf" target="_blank" rel="noopener"><em><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></em></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/is-dunyasinin-gorunmeyen-riski-psikososyal-tehditler/">İş Dünyasının Görünmeyen Riski: Psikososyal Tehditler</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026’da Liderlerin Radarındaki 5 Kritik Trend</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-liderlerin-radarindaki-5-kritik-trend/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:53:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7711</guid>

					<description><![CDATA[<p>Teknoloji dünyasında ilerleme, çözdüğü her sorunla birlikte yeni bilinmezler yaratan iki ucu keskin bir kılıç gibi. IBM Institute for Business Value tarafından yayınlanan bir araştırma, 2026 yılında, işletmelerin sadece hayatta kalmak değil, bu belirsizlik ortamında nasıl parlayacaklarını ortaya koyacak 5 trendi açıklıyor. “5 Trends for 2026” araştırmasına göre liderlerin radarında olması gereken, yapay zekadan kuantuma [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-liderlerin-radarindaki-5-kritik-trend/">2026’da Liderlerin Radarındaki 5 Kritik Trend</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7711" class="elementor elementor-7711">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Teknoloji dünyasında ilerleme, çözdüğü her sorunla birlikte yeni bilinmezler yaratan iki ucu keskin bir kılıç gibi. IBM Institute for Business Value tarafından yayınlanan bir araştırma, 2026 yılında, işletmelerin sadece hayatta kalmak değil, bu belirsizlik ortamında nasıl parlayacaklarını ortaya koyacak 5 trendi açıklıyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">“5 Trends for 2026” araştırmasına göre liderlerin radarında olması gereken, yapay zekadan kuantuma uzanan 5 temel trend şöyle:<br /><strong>1. Belirsizliği En Büyük Varlığınız Haline Getirin</strong><br />Geleneksel planlama yöntemleri artık yetersiz kalıyor; çünkü harita henüz çizilirken yol alınması gerekiyor. 2026 yılında yöneticilerin %74’ü, ekonomik ve jeopolitik dalgalanmaların yeni iş fırsatları yaratacağına inanıyor.<br />Çözüm: Sadece değişime tepki vermeyin, onu öngörün.<br />Güç Kaynağı: Agentic AI kullanan liderler, belirsizlikte fırsat görme konusunda rakiplerinden iki kat daha önde. </span></p><p><strong><span style="color: #000000;">2. Çalışanlar Yapay Zekâya Direnmiyor, Onu Davet Ediyor</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yöneticiler çalışanların değişimden yorulduğunu düşünse de veriler tam tersini söylüyor. Çalışanlar yapay zekâyı bir düşman değil, monoton işlerden kurtaran bir &#8220;kaçış yolu&#8221; olarak görüyor.</span><br /><span style="color: #000000;">İlginç Veri: Çalışanların %48’i bir yapay zekâ ajanı tarafından yönetilmekten rahatsızlık duymayacağını belirtiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Strateji: İnsan yeteneklerini, yapay zekânın yapamadığı, yaratıcılık, ilişki kurma ve etik yargılama gibi alanlara odaklayın.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">3. Şeffaflık, Yeni Güven Birimi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekâ söz konusu olduğunda müşteri güveni her şeyden daha değerlidir. Tüketiciler yapay zekânın mükemmel olmasını beklemiyor, ancak kendilerinden bir şey saklanmasına asla tolerans göstermiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Kritik Uyarı: Tüketicilerin üçte ikisi, bir şirket yapay zekâ kullanımını kasıtlı olarak gizlerse markayı terk edeceğini söylüyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Öneri: Verilerin nasıl kullanıldığını basitçe açıklayın ve müşterilere &#8220;vazgeçme&#8221; (opt-out) yerine &#8220;dahil olma&#8221; (opt-in) seçeneği sunun.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">4. Yapay Zekâ Dayanıklılığı İçin Yerel Güvenceler Şart</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Küresel sistemlerdeki aksamalar, &#8220;Yapay Zekâ Egemenliği&#8221; kavramını hayati kılıyor. İşletmelerin veri, altyapı ve modelleri üzerinde her an kontrol sahibi olması gerekiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Gerçeklik: Yöneticilerin %93’ü, 2026 stratejilerine yapay zekâ egemenliğini dahil etmeleri gerektiğini kabul ediyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Adım: Verilerinizin nerede durduğunu ve kritik hesaplama kaynaklarınıza erişiminizi garanti altına alın.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">5. Kuantum Çağında &#8220;Birlikten Kuvvet Doğar&#8221;</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Kuantum avantajının 2026 sonuna kadar ortaya çıkması bekleniyor. Ancak bu teknoloji tek bir şirketin tek başına sırtlayamayacağı kadar büyük kaynaklar gerektiriyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Ekosistem Gücü: Kuantuma en hazır organizasyonlar, diğerlerine göre 3 kat daha fazla iş ortaklığı ekosistemine dahil durumda.</span><br /><span style="color: #000000;">Sonuç: Geleceğin kazananları, verilerini ve işlem güçlerini doğru ortaklarla birleştirenler olacak.</span></p><p><a href="https://www.ibm.com/downloads/documents/us-en/1443d5df79cf4c92" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-liderlerin-radarindaki-5-kritik-trend/">2026’da Liderlerin Radarındaki 5 Kritik Trend</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026 Yapay Zekâ Trendleri: Deloitte Raporuna Göre 5 Kritik Değişim</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/2026-yapay-zeka-trendleri-deloitte-raporuna-gore-5-kritik-degisim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 04:35:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıllarda yapay zekâyı (AI) anlamaya ve küçük çaplı pilot projelerle test etmeye odaklanmıştık. Ancak 2026 yılı itibarıyla &#8220;deney&#8221; dönemi kapandı; artık AI&#8217;nın operasyonel bir zorunluluk haline geldiği ve ölçeklendiği &#8220;etki&#8221; dönemindeyiz. Deloitte tarafından yayınlanan Teknoloji Trendleri 2026 Raporu, yapay zekâ ile &#8220;deney&#8221; yapma evresinin bittiğini ve &#8220;ölçeklenebilir etki&#8221; yaratma döneminin başladığını vurguluyor. Deloitte’un son [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026-yapay-zeka-trendleri-deloitte-raporuna-gore-5-kritik-degisim/">2026 Yapay Zekâ Trendleri: Deloitte Raporuna Göre 5 Kritik Değişim</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7686" class="elementor elementor-7686">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Geçtiğimiz yıllarda yapay zekâyı (AI) anlamaya ve küçük çaplı pilot projelerle test etmeye odaklanmıştık. Ancak 2026 yılı itibarıyla &#8220;deney&#8221; dönemi kapandı; artık AI&#8217;nın operasyonel bir zorunluluk haline geldiği ve ölçeklendiği &#8220;etki&#8221; dönemindeyiz. Deloitte tarafından yayınlanan Teknoloji Trendleri 2026 Raporu, yapay zekâ ile &#8220;deney&#8221; yapma evresinin bittiğini ve &#8220;ölçeklenebilir etki&#8221; yaratma döneminin başladığını vurguluyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Deloitte’un son yayınlanan Tech Trends 2026 raporu, başarılı organizasyonların iş yapış biçimlerini temelden nasıl yeniden inşa ettiğini (The Great Rebuild) gözler önüne seriyor. Raporun en güçlü mesajı ise oldukça net: mesele artık yapay zekâyı kullanmak değil, iş süreçlerini yapay zekâ için yeniden tasarlamak. İşte radarınızda olması gereken 5 ana trend ve takip edilmesi gereken kritik sinyaller:<br /><strong>1. Fiziksel Dünyaya İnen Zekâ: AI ve Robotik Kavuşması</strong><br />Yapay zekâ artık yalnızca ekranlarda çalışan bir yazılım değil; fiziksel dünyayı algılayan, öğrenen ve otonom hareket eden sistemlere dönüşüyor. Bu dönüşüm sadece robotlarla sınırlı değil; otonom araçlar, drone’lar, sensör sistemleri ve dijital ikizler gibi çok daha geniş bir ekosistemi kapsıyor.<br />Geleneksel robotlar önceden tanımlanmış görevleri yerine getirirken, “fiziksel AI” sistemleri gerçek zamanlı verilerle kararlarını adapte edebiliyor ve değişen koşullara uyum sağlayabiliyor.<br />İnsansı Robotlar: 2035 yılına kadar iş yerlerinde 2 milyon insansı robotun görev alacağı öngörülüyor.<br />Kritik Gelişme: Amazon gibi devler şimdiden milyonuncu robotunu devreye aldı ve AI koordinasyonu ile verimliliği %10 arttırdı.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">2. Ajan Gerçekliği: &#8220;Silikon Tabanlı&#8221; Yeni Bir İş Gücü</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Bugün birçok kurum yapay zekâyı mevcut süreçlere entegre etmeye çalışıyor. Ancak raporun da vurguladığı gibi, gerçek dönüşüm bu süreçleri yapay zekâ için yeniden tasarlamaktan geçiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Üretim Gerçeği: Mevcut durumda kurumların yalnızca %11’i ajan tabanlı sistemleri üretim ortamında aktif olarak kullanıyor. Bunun en önemli nedeni, şirketlerin hâlâ mevcut (ve çoğu zaman verimsiz) süreçleri otomatikleştirmeye çalışması.</span></p><p><span style="color: #000000;">Öneri: AI ajanlarını sadece bir araç değil, yönetilmesi, eğitilmesi ve performansının takip edilmesi gereken dijital birer çalışan (silikon tabanlı iş gücü) olarak görmeye başlayın.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">3. Altyapı Hesaplaşması: Hesaplama Ekonomisi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekânın üretim ortamına taşınması, altyapı tarafında ciddi bir kırılma yarattı. Token maliyetleri son yıllarda dramatik şekilde düşmüş olsa da, kullanım hacmindeki artış toplam maliyetleri hızla yukarı çekiyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu durum, organizasyonları yeni bir gerçeklikle karşı karşıya bırakıyor: AI artık yalnızca bir yazılım yatırımı değil, aynı zamanda bir altyapı ve maliyet yönetimi problemi.</span><br /><span style="color: #000000;">Hibrit Mimari: Şirketler artık esneklik için bulut, tutarlı maliyet için yerinde (on-premises) ve hız için &#8220;uç&#8221; (edge) bilişimi bir arada kullanıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">AI Fabrikaları: Sadece AI işlemleri için optimize edilmiş, özel soğutma ve ağ sistemlerine sahip veri merkezleri yükselişe geçiyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">4. AI-Yerli Organizasyon: Büyük Yeniden İnşa</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekâ, teknoloji organizasyonlarını daha yalın ve stratejik hale getiriyor. CIO’ların rolü, altyapı yöneticiliğinden &#8220;AI orkestra şefliğine&#8221; evriliyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Yeni Roller: İnsan-AI iş birliği tasarımcıları, AI istemi (prompt) mühendisleri ve model eğitmenleri gibi yeni meslekler standart hale geliyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Sonuç: Teknoloji ekipleri artık sadece &#8220;hizmet veren&#8221; değil, iş stratejisini belirleyen &#8220;liderler&#8221; olarak konumlanıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">5. Siber Savunma İkilemi: AI ile Korunmak</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekâ yeni fırsatlar yaratırken, aynı zamanda yeni risk alanları da doğuruyor. Shadow AI, model zehirlenmesi ve adversarial saldırılar gibi tehditler, organizasyonların güvenlik yaklaşımını yeniden düşünmesini gerektiriyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu riskler dört temel katmanda ortaya çıkıyor: Veri, model, uygulama ve altyapı.</span><br /><span style="color: #000000;">Ancak bu tehditlerle mücadelede en güçlü araç yine yapay zekânın kendisi. Kurumlar artık AI destekli tehdit tespiti, otomatik savunma sistemleri ve “red teaming” uygulamalarıyla güvenlik stratejilerini yeniden şekillendiriyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Takip Edilmesi Gereken &#8220;Sinyaller&#8221;</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Ana trendlerin ötesinde, sessizce büyüyen ve büyük etki yaratabilecek 5 önemli sinyale dikkat:</span><br /><span style="color: #000000;">• GEO (Generative Engine Optimization): SEO bitiyor; artık AI yanıtlarında nasıl üst sırada çıkacağımızı konuşuyoruz.</span><br /><span style="color: #000000;">• Sentetik Veri: 2028 yılına kadar AI verilerinin %80&#8217;inin yapay üretileceği ve bunun model kalitesini nasıl etkileyeceği kritik bir soru.</span><br /><span style="color: #000000;">• Nöromorfik Bilişim: İnsan beyninden ilham alan, 100 kat daha az enerji harcayan işlemciler.</span><br /><span style="color: #000000;">• Edge AI ve yeni kullanım senaryoları</span><br /><span style="color: #000000;">• AI Giyilebilir Teknolojiler: Akıllı gözlükler ve ekranı olmayan sesli asistan cihazlarının ana akım olup olmayacağı.</span><br /><span style="color: #000000;">• Biyometrik Kimlik Doğrulama: Deepfake&#8217;lere karşı fiziksel varlığın tek geçer akçe haline gelmesi.</span><br /><span style="color: #000000;">• Temel AI modellerinin gelişim hızında olası yavaşlama (plateau).</span><br /><span style="color: #000000;">• AI ajanlarının beraberinde getirdiği yeni veri gizliliği riskleri.</span></p><p><span style="color: #000000;">Sonuç olarak 2026 itibarıyla yapay zekâda rekabet avantajı, en gelişmiş teknolojiye sahip olmaktan çok, bu teknolojiyi iş süreçlerini yeniden tasarlamak için ne kadar hızlı ve cesur kullandığınızla ilgili. Bu yeni dönemde kazananlar, yapay zekâyı sadece entegre edenler değil, onunla birlikte iş yapış biçimlerini yeniden kurgulayanlar olacak gibi görünüyor.</span></p><p><a href="https://www.deloitte.com/content/dam/insights/articles/2025/us188546_tt-26/pdf/DI_Tech-trends-2026.pdf" target="_blank" rel="noopener"><em><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></em></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026-yapay-zeka-trendleri-deloitte-raporuna-gore-5-kritik-degisim/">2026 Yapay Zekâ Trendleri: Deloitte Raporuna Göre 5 Kritik Değişim</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2026’da Organizasyonları Şekillendiren 9 Kritik Dönüşüm</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-organizasyonlari-sekillendiren-9-kritik-donusum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:09:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7679</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya her zamankinden daha hızlı dönüyor; yapay zekâ bir araçtan iş arkadaşına dönüşüyor, jeopolitik dengeler yeniden kuruluyor ve iş gücünün beklentileri kökten değişiyor. McKinsey’nin 15 ülkeden 10.000’den fazla liderin katılımıyla hazırladığı &#8220;The State of Organizations 2026&#8221; raporu, bu fırtınalı denizde yolunu bulmak isteyen şirketler için bir yol haritası sunuyor. Rapora göre artık &#8220;kısa vadeli direnç&#8221; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-organizasyonlari-sekillendiren-9-kritik-donusum/">2026’da Organizasyonları Şekillendiren 9 Kritik Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7679" class="elementor elementor-7679">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Dünya her zamankinden daha hızlı dönüyor; yapay zekâ bir araçtan iş arkadaşına dönüşüyor, jeopolitik dengeler yeniden kuruluyor ve iş gücünün beklentileri kökten değişiyor. McKinsey’nin 15 ülkeden 10.000’den fazla liderin katılımıyla hazırladığı &#8220;The State of Organizations 2026&#8221; raporu, bu fırtınalı denizde yolunu bulmak isteyen şirketler için bir yol haritası sunuyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Rapora göre artık &#8220;kısa vadeli direnç&#8221; yerini, teknoloji ve insan odaklı sürdürülebilir üretkenliğe bırakıyor. İşte önümüzdeki dönemi şekillendirecek 9 temel değişim:<br /><strong>1. Yapay Zekayı &#8220;Süs&#8221; Olmaktan Çıkarmak</strong><br />Organizasyonların %88’i yapay zekâ ile deneyler yapıyor ancak sadece %19’u kârlılık üzerinde anlamlı bir etki görebiliyor. Gerçek değer, yapay zekayı bir yama gibi kullanmakta değil; iş süreçlerini uçtan uca yeniden tasarlayan bir &#8220;çift yönlü dönüşüm&#8221;de.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">2. İnsan ve Yapay Zekâ Ajanlarının Ortaklığı</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekâ artık sadece bir asistan değil, otonom bir ekip arkadaşı (ajan) olma yolunda. Liderlerin %55’i, çalışanların yapay zekâ yetkinliklerini geliştirmenin üstel üretkenlik artışı getireceğini öngörüyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">3. Paylaşılan Hizmetlerin Yeni Yüzü</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Geleneksel paylaşılan hizmet merkezleri (SSC), yerini &#8220;Yapay Zekâ Yerlisi&#8221; küresel iş hizmetlerine (GBS) bırakıyor. Bu sanal merkezler, insan ve yapay zekâ arasındaki iş birliğini orkestra ederek inovasyonu ölçeklendirecek.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">4. Jeopolitik Belirsizlikte Değer Yaratmak</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yöneticilerin %72’si jeopolitik kırılganlıkların etkisini hissediyor. Başarının anahtarı; bölgesel uyum ile küresel ölçek arasında denge kuran, veri analitiği ile riskleri önceden sezen esnek yapılar inşa etmekten geçiyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">5. Yapıdan Akışa Geçiş</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Liderlerin üçte ikisi organizasyonlarını çok karmaşık buluyor. Artık sadece organizasyon şemalarını değiştirmek (kutularla oynamak) yetmiyor; asıl büyük kazanım işin akışını sadeleştirmekten ve karar mekanizmalarını hızlandırmaktan geliyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">6. Öze Odaklanmanın Gücü</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Her şeyi yapmaya çalışmak, hiçbir şeyi tam yapamamak demektir. &#8220;Üst yönetim&#8221; seviyesinde hedefler %56 oranında netken, bu oran orta kademede %27’ye düşüyor. Kaynakları her yere eşit dağıtmak yerine, şirketin gerçek gücünü temsil eden &#8220;kazanılması zorunlu savaşlara&#8221; odaklanmak şart.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">7. Performansta İnsani Eşik</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Sürdürülebilir başarı için çalışan sağlığı ve performansı bir madalyonun iki yüzü gibidir. Ancak liderlerin sadece %20’si finansal olmayan ödüllerin motivasyonu arttırdığına inanıyor. İnsan odaklı performansı başaran şirketlerin, rakiplerinden 4.3 kat daha fazla kalıcı finansal başarı sağladığı görülüyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">8. Kapsayıcılık Stratejik Bir Zorunluluk</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Küresel liderlerin %90’ı çeşitlilik ve kapsayıcılığı (D&amp;I) hâlâ en önemli önceliklerden biri olarak görüyor. Kapsayıcı bir kültür, çalışan bağlılığını arttırmanın yanı sıra inovasyon ve rekabet gücü için vazgeçilmez bir motor görevi görüyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">9. İçten Dışa Liderlik</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Liderlik artık sadece başkalarını yönetmek değil, önce kendini yönetmektir. Tevazu, empati ve öz farkındalık gibi &#8220;insani&#8221; değerleri merkeze alan liderler, belirsizlik çağında ekiplerine daha güvenli bir liman sunuyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Sonuç olarak 2026’nın kazananları, değişimi bir &#8220;proje&#8221; olarak değil, sürekli bir çalışma biçimi (Business as Change) olarak görenler olacak.</span></p><p><a href="https://www.mckinsey.com/~/media/mckinsey/business%20functions/people%20and%20organizational%20performance/our%20insights/the%20state%20of%20organizations/2026/the-state-of-organizations-2026-vf.pdf?shouldIndex=false" target="_blank" rel="noopener"><em><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></em></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2026da-organizasyonlari-sekillendiren-9-kritik-donusum/">2026’da Organizasyonları Şekillendiren 9 Kritik Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küresel Riskler Raporu 2026: Rekabet Çağında Dünyayı Neler Bekliyor?</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/kuresel-riskler-raporu-2026-rekabet-caginda-dunyayi-neler-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Mar 2026 09:00:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7669</guid>

					<description><![CDATA[<p>2026 yılında dünya, büyük güçler arasındaki ekonomik çatışmaların ve teknolojik hızlanmanın yarattığı bir uçurumun kenarında duruyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan Küresel Riskler Raporu 2026, önümüzdeki iki yılın &#8220;fırtınalı&#8221; geçeceğine dair inancın %36&#8217;dan %50&#8217;ye yükseldiğini ortaya koyarak ciddi bir karamsarlık tablosu çiziyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan Küresel Riskler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/kuresel-riskler-raporu-2026-rekabet-caginda-dunyayi-neler-bekliyor/">Küresel Riskler Raporu 2026: Rekabet Çağında Dünyayı Neler Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7669" class="elementor elementor-7669">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>2026 yılında dünya, büyük güçler arasındaki ekonomik çatışmaların ve teknolojik hızlanmanın yarattığı bir uçurumun kenarında duruyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan Küresel Riskler Raporu 2026, önümüzdeki iki yılın &#8220;fırtınalı&#8221; geçeceğine dair inancın %36&#8217;dan %50&#8217;ye yükseldiğini ortaya koyarak ciddi bir karamsarlık tablosu çiziyor.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından her yıl yayınlanan Küresel Riskler Raporu, iş dünyası, akademi, sivil toplum ve kamu dâhil olmak üzere farklı sektörlerden bin 300’den fazla lider ve uzmanın görüşlerine dayanıyor. Rapora göre, ankete katılanların yarısı önümüzdeki iki yılın çalkantılı veya fırtınalı geçeceğini öngörüyor. Bu oran, geçen yılki raporda %36 seviyesindeydi.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Kısa Vadeli Tehdit: Jeoekonomik Çatışma ve Bilgi Kirliliği</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Önümüzdeki iki yıllık süreçte (2026-2028), küresel istikrarı bozması en muhtemel risklerin başında Jeoekonomik Çatışma geliyor. Ticaret savaşları, yaptırımlar ve tedarik zincirlerinin silah olarak kullanılması, katılımcıların %18’i tarafından &#8220;en büyük kriz tetikleyicisi&#8221; olarak görülüyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Kısa vadeli görünümde ilk 3 risk şu şekilde sıralanıyor:</span><br /><span style="color: #000000;">1. Jeoekonomik Çatışma: Tedarik zincirlerini ve ortak şoklara yanıt kapasitesini tehdit ediyor.</span><br /><span style="color: #000000;">2. Yanlış ve Yanıltıcı Bilgi: Özellikle yapay zekâ ile üretilen dezenformasyon, toplumsal güveni sarsıyor.</span><br /><span style="color: #000000;">3. Toplumsal Kutuplaşma: Demokratik sistemler üzerindeki baskıyı artırarak karar alma süreçlerini kilitliyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Ekonomik Risklerde Sert Yükseliş</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Raporun en dikkat çekici kısımlarından biri, ekonomik endişelerdeki hızlı tırmanış. Ekonomik durgunluk ve enflasyon riskleri geçen yıla göre sekiz basamak birden yükselerek sırasıyla 11. ve 21. sıraya çıktı. Uzmanlar; artan borç yükü ve varlık balonlarının, jeopolitik gerilimlerle birleşerek piyasalarda yeni bir oynaklık dönemi başlatabileceği konusunda uyarıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Yapay Zekanın İki Yüzü: Fırsat mı, Tehdit mi?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Yapay zekanın (AI) olumsuz sonuçları, rapordaki en sert yükselişi gösteren risk oldu. İki yıllık vadede listenin sonlarında (30. sıra) yer alan bu risk, 10 yıllık perspektifte 5. sıraya fırlıyor. Bu durum, AI&#8217;nın kısa vadedeki verimlilik vaatlerinin ötesinde, uzun vadede işgücü piyasalarını ve küresel güvenliği kökten sarsabileceğine dair derin endişeleri yansıtıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Çevre Riskleri Geri Plana mı Atılıyor?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">İlginç bir bulgu olarak, çevresel riskler (aşırı hava olayları, kirlilik vb.) kısa vadeli sıralamada geriledi. Ancak bu bir &#8220;iyileşme&#8221; değil, kısa vadeli ekonomik ve siyasi kaygıların aciliyetinin, uzun vadeli hedefleri gölgelediği bir öncelik değişimi olarak tanımlanıyor. Buna rağmen, 10 yıllık perspektifte listenin ilk üç sırasını hâlâ çevresel tehditler (aşırı hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve Dünya sistemlerinde kritik değişimler) oluşturuyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Kök Neden: Eşitsizlik</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Eşitsizlik, üst üste ikinci yıl &#8220;en fazla birbirine bağlı risk&#8221; olarak tanımlandı. Toplumsal sözleşmenin zayıflamasına neden olan bu durum; kutuplaşmayı, göç hareketlerini ve ekonomik istikrarsızlığı besleyen bir motor görevi görüyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Özetle 2026 Küresel Riskler Raporu, çok kutuplu ve parçalanmış bir dünya düzenine doğru hızla ilerlediğimizi gösteriyor. Güvenin azaldığı bu dönemde, küresel riskleri yönetmek için iş birliği her zamankinden daha hayati bir önem taşıyor.</span></p><p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-7675" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-646x1024.jpg" alt="" width="646" height="1024" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-646x1024.jpg 646w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-189x300.jpg 189w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-768x1217.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-970x1536.jpg 970w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-265x420.jpg 265w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-696x1103.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-320x507.jpg 320w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-480x760.jpg 480w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo-800x1267.jpg 800w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2026/03/kurusel-riskler-2026-tablo.jpg 1010w" sizes="(max-width: 646px) 100vw, 646px" /></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/kuresel-riskler-raporu-2026-rekabet-caginda-dunyayi-neler-bekliyor/">Küresel Riskler Raporu 2026: Rekabet Çağında Dünyayı Neler Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ramazan Döneminde Gıda Perakendesi: Dengeli Tüketim, Planlı Alışveriş ve İsrafla Mücadele</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/ramazan-kolileri-ve-hediye-ceklerinin-yaklasik-30-milyar-liralik-hacim-olusturmasi-bekleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 06:52:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başkanımız Alp Önder Özpamukçu, ramazan döneminde sektörün önceliğinin yüksek hacimden ziyade dengeli bir seyir ve sürdürülebilir tüketim anlayışı olduğunu vurgularken, yardım kolileri, hediye kartları ve dijitalleşmenin bu dönemdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan döneminde yardım kolileri ve hediye kartlarının gıda perakendesi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/ramazan-kolileri-ve-hediye-ceklerinin-yaklasik-30-milyar-liralik-hacim-olusturmasi-bekleniyor/">Ramazan Döneminde Gıda Perakendesi: Dengeli Tüketim, Planlı Alışveriş ve İsrafla Mücadele</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7656" class="elementor elementor-7656">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Başkanımız Alp Önder Özpamukçu, ramazan döneminde sektörün önceliğinin yüksek hacimden ziyade dengeli bir seyir ve sürdürülebilir tüketim anlayışı olduğunu vurgularken, yardım kolileri, hediye kartları ve dijitalleşmenin bu dönemdeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br /></strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazan döneminde yardım kolileri ve hediye kartlarının gıda perakendesi açısından her yıl olduğu gibi bu yıl da belirli bir hareketlilik yarattığını, sektör genelinde ramazan ayına yönelik beklentilerinin yüksek hacimden ziyade dengeli bir seyir yönünde olduğunu söyledi.<br />Ramazan ayında tüketim alışkanlıklarında belirgin değişimler yaşandığına değinen Özpamukçu, &#8220;Alışveriş sepetlerinde temel gıda ürünleri öne çıkarken, alışveriş zamanlaması iftar ve sahur saatlerine göre şekilleniyor. Tüketiciler, tek seferde yüksek tutarlı alışverişler yerine daha planlı ve daha sık alışveriş yapmayı tercih ediyor. Ramazanda temel gıda, bakliyat, et, unlu mamuller, hurma, içecekler gibi kategorilerde talep artışı yaşanıyor. Gıda perakendecileri bu talep artışını öngörerek hazırlıklarını tamamlamış durumda.&#8221; ifadelerini kullandı.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">&#8220;Ramazan Ayında Artan Tüketimin Gıda Kaybına, İsrafa Dönüşmemesi Büyük Önem Taşıyor&#8221;</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Özpamukçu, dijitalleşme ve değişen tüketici beklentilerinin ramazan perakendeciliğini de dönüştürdüğünü aktararak, &#8220;Online alışveriş, hızlı teslimat ve dijital kampanyalar, bu dönemde daha belirleyici hale geliyor. Tüketiciler, zamandan tasarruf sağlayan ve planlamayı kolaylaştıran çözümlere yöneliyor.&#8221; diye konuştu.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu dönemde hayata geçirilen kampanyalar, sabit fiyat uygulamaları ve ramazan kolilerinin sektörün tüketiciyi koruma refleksinin somut göstergeleri olduğuna işaret eden Özpamukçu, şunları kaydetti:</span><br /><span style="color: #000000;">&#8220;Ramazan ayında artan tüketimin gıda kaybına, israfa dönüşmemesi büyük önem taşıyor. Özellikle gıda gibi stratejik bir alanda, ihtiyaç kadar tüketimi teşvik etmek ve israfı azaltmak hem ekonomik hem de ahlaki bir sorumluluk. Yardım kolilerinin içerikleri, gerçek ihtiyaçlara odaklanan, raf ömrü uzun ve tüketimi dengeli ürünlerden oluşturuluyor. Koli adetleri ve ürün çeşitleri, geçmiş dönem verileri ve bölgesel ihtiyaç analizleri dikkate alınarak planlanıyor. Böylece hem fazla stok oluşmasının hem de kullanım dışı kalabilecek ürünlerin önüne geçiliyor.&#8221;</span><br /><span style="color: #000000;">Özpamukçu, hediye kartlarının ihtiyaç sahiplerine kendi önceliklerine göre alışveriş yapma imkânı sunduğu için daha esnek ve kapsayıcı bir çözüm olarak öne çıktığını belirterek, geleneksel ramazan kolilerinin hala önemli bir ihtiyacı karşılamaya devam ettiğini de sözlerine ekledi.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">“Ramazan Kolisi Fiyatlarında %15-20 Artış”</span></strong><br /><span style="color: #000000;">İstanbul Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (İstanbul PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Kartal da geçen yıla oranla ramazan kolisi fiyatlarında yüzde 15-20 artış gözlendiğini, içeriğinde daha çok temel gıda maddeleri bulunan kolilerin fiyatlarının, 499 liradan 1999 liraya kadar değiştiğini belirtti.</span></p><p><span style="color: #000000;">Kaynak: <a href="https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ramazan-kolileri-ve-hediye-ceklerinin-yaklasik-30-milyar-liralik-hacim-olusturmasi-bekleniyor/3820967" target="_blank" rel="noopener">https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ramazan-kolileri-ve-hediye-ceklerinin-yaklasik-30-milyar-liralik-hacim-olusturmasi-bekleniyor/3820967</a></span></p><p> </p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/ramazan-kolileri-ve-hediye-ceklerinin-yaklasik-30-milyar-liralik-hacim-olusturmasi-bekleniyor/">Ramazan Döneminde Gıda Perakendesi: Dengeli Tüketim, Planlı Alışveriş ve İsrafla Mücadele</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Allianz Risk Barometresi 2026: Küresel İş Dünyası İçin En Büyük Risk, Siber Olaylar</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/allianz-risk-barometresi-2026-kuresel-is-dunyasi-icin-en-buyuk-risk-siber-olaylar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 07:06:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sektörden Haberler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=7644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının önündeki riskleri belirleyen Allianz Risk Barometresi’nin 2026 sonuçları açıklandı. Global iş dünyasının 2026’ya dair risk sıralamasında bu yıl üst üste beşinci kez siber olaylar birinci olurken, yapay zekâ rekor bir yükselişle 10. sıradan ikinci sıraya çıktı. Türkiye’de ise bu yıl makroekonomik gelişmeler ilk sırada yer alırken, geçen yıl [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/allianz-risk-barometresi-2026-kuresel-is-dunyasi-icin-en-buyuk-risk-siber-olaylar/">Allianz Risk Barometresi 2026: Küresel İş Dünyası İçin En Büyük Risk, Siber Olaylar</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7644" class="elementor elementor-7644">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-3ef128ae elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="3ef128ae" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-6c0ce5df" data-id="6c0ce5df" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5aacae7a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5aacae7a" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Allianz Commercial’ın her yıl küresel iş dünyasının önündeki riskleri belirleyen Allianz Risk Barometresi’nin 2026 sonuçları açıklandı. Global iş dünyasının 2026’ya dair risk sıralamasında bu yıl üst üste beşinci kez siber olaylar birinci olurken, yapay zekâ rekor bir yükselişle 10. sıradan ikinci sıraya çıktı. Türkiye’de ise bu yıl makroekonomik gelişmeler ilk sırada yer alırken, geçen yıl yedinci sırada yer alan siber olaylar ikinci en büyük risk faktörü oldu. Yapay zekâ da Türkiye risk sıralamasına bu yıl ilk kez girerek yedinci sıraya yerleşti.</strong></span></h3></div><div class="td-paragraph-padding-1"><p><span style="color: #000000;">Allianz Commercial tarafından gerçekleştirilen yıllık küresel iş dünyası riskleri araştırması Allianz Risk Barometresi’nin 15’incisi yayımlandı. 97 ülke ve bölgeden, 23 farklı sektörden 3 bin 338 risk yönetimi uzmanının görüşleriyle hazırlanan Allianz Risk Barometresi&#8217;ne göre, 2026 yılı için siber olaylar, özellikle de fidye yazılımı saldırıları, her büyüklükteki şirket için art arda beşinci kez 1 numaralı risk olarak belirlendi. Yapay zekâ ise en büyük yükselişi göstererek 10. sıradan 2. sıraya yükseldi. Bu yükseliş, neredeyse tüm sektörlerdeki şirketler için yapay zekânın yükselen bir risk olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yarıya yakını, yapay zekânın sektörleri için riskten daha fazla fayda sağladığına inanıyor. Ancak beşte biri bunun tam tersini söylüyor. </span></p><p><span style="color: #000000;">Allianz Risk Barometresi’nde iş kesintisi, ilk kez en büyük iki risk arasında yer almayarak 3. sıraya geriledi. Yine de bu risk ilk 10&#8217;daki diğer risklerin bir sonucu olabileceği göz önüne alındığında, önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Doğal afetler bu yıl 5. sırada yer alırken siyasi riskler ve şiddet ise global çapta şimdiye kadarki en yüksek konumuna yükselerek 7. sıraya yerleşti.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Türkiye’de En Büyük Risk, Makroekonomik Gelişmeler</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Allianz Risk Barometresi’nde, Türkiye’de iş dünyasının risk sıralamasının geçen yılkine göre epey farklılık gösterdiği dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl 2. sırada yer alan makroekonomik gelişmeler, bu yıl yüzde 50 oyla en büyük risk faktörü olurken, geçtiğimiz yıl 7. sırada yer alan siber olaylar bu yıl ilk kez yüzde 46 oy ile 2. sıraya yerleşiyor. Siyasi riskler ve şiddet 3. sırada yer alırken, geçtiğimiz yıl en büyük risk olarak zirveye yerleşen doğal afetler ise bu yıl 4. sıraya geriledi.</span></p><p><span style="color: #000000;">Türkiye’de bu yıl dört yeni risk faktörü listeye dahil oldu. Global çapta en büyük 2. risk olan yapay zekâ Türkiye’de de listeye ilk kez girerek yüzde 15 oyla 7. sırada yer aldı. Yetenek ve işgücü sorunları, itibar veya marka değerinin kaybı ve pazar gelişmeleri de bu yıl listedeki yeni risk faktörleri olarak öne çıktı.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">DÜNYADA İLK 10 RİSK SIRALAMASI*:</span></strong><br /><span style="color: #000000;">1. Siber olaylar %42</span><br /><span style="color: #000000;">2. Yapay zekâ %32</span><br /><span style="color: #000000;">3. İş kesintisi %29</span><br /><span style="color: #000000;">4. Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %26</span><br /><span style="color: #000000;">5. Doğal afetler %21</span><br /><span style="color: #000000;">6. İklim değişikliği %19</span><br /><span style="color: #000000;">7. Siyasi riskler ve şiddet %15</span><br /><span style="color: #000000;">8. Makroekonomik gelişmeler %14</span><br /><span style="color: #000000;">9. Yangın ve patlama %13</span><br /><span style="color: #000000;">10. Pazar gelişmeleri %13</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">TÜRKİYE’DE İLK 10 RİSK SIRALAMASI:</span></strong><br /><span style="color: #000000;">1. Makroekonomik gelişmeler %50</span><br /><span style="color: #000000;">2. Siber olaylar %46</span><br /><span style="color: #000000;">3. Siyasi riskler ve şiddet %35</span><br /><span style="color: #000000;">4. Doğal afetler %27</span><br /><span style="color: #000000;">5. Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler %19</span><br /><span style="color: #000000;">6. İklim değişikliği %19</span><br /><span style="color: #000000;">7. Yapay zekâ %15</span><br /><span style="color: #000000;">8. Yetenek ve işgücü sorunları %15</span><br /><span style="color: #000000;">9. İtibar veya marka değerinin kaybı %8</span><br /><span style="color: #000000;">10. Pazar gelişmeleri %8</span></p><p><span style="color: #000000;">* Oranlar, bir ülkede tüm yanıtların yüzdesi olarak bir riskin ne sıklıkla seçildiğini gösterir. Katılımcılar en fazla üç risk seçebildiğinden, rakamların toplamı yüzde 100 olmamaktadır.</span></p><p><a href="https://commercial.allianz.com/content/dam/onemarketing/commercial/commercial/reports/allianz-risk-barometer-2026.pdf" target="_blank" rel="noopener"><span style="color: #000000;">Raporun tamamı için tıklayınız.</span></a></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/allianz-risk-barometresi-2026-kuresel-is-dunyasi-icin-en-buyuk-risk-siber-olaylar/">Allianz Risk Barometresi 2026: Küresel İş Dünyası İçin En Büyük Risk, Siber Olaylar</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
