<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Makaleler Archives - GPD</title>
	<atom:link href="https://www.gidaperakendecileri.org/category/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gidaperakendecileri.org/category/makaleler/</link>
	<description>Gıda Perakendecileri Derneği</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Feb 2020 10:28:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>
	<item>
		<title>2020’de Perakende Gündemi</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/2020de-perakende-gundemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Feb 2020 09:19:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=1746</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni yayınlanan AT Kearney 2019 Küresel Gelişim Endeksi raporuna göre internet erişiminden işgücü maliyetine kadar ulusal, bölgesel ve yerel gerçekler perakendeciliğin gelişimini etkilemeye devam ediyor.1 Ekonomik gelişim ve ticaret politikaları, perakendenin küresel gelişimini şekillendiren ana unsurlar. Yazı: Dr. Cüneyt EvirgenYönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi Yeni yayınlanan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2020de-perakende-gundemi/">2020’de Perakende Gündemi</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1746" class="elementor elementor-1746">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="color: #000000;"><strong>Yeni yayınlanan AT Kearney 2019 Küresel Gelişim Endeksi raporuna göre internet erişiminden işgücü maliyetine kadar ulusal, bölgesel ve yerel gerçekler perakendeciliğin gelişimini etkilemeye devam ediyor.1 Ekonomik gelişim ve ticaret politikaları, perakendenin küresel gelişimini şekillendiren ana unsurlar. </strong></span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Yazı:</strong> Dr. Cüneyt Evirgen</span><br /><span style="color: #000000;">Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi</span></p><p><span style="color: #000000;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-1749 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-300x200.jpg" alt="" width="390" height="260" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-300x200.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-1024x683.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-768x512.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-696x464.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-1068x712.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2-630x420.jpg 630w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-2.jpg 1452w" sizes="(max-width: 390px) 100vw, 390px" />Yeni yayınlanan AT Kearney 2019 Küresel Gelişim Endeksi raporuna göre internet erişiminden işgücü maliyetine kadar ulusal, bölgesel ve yerel gerçekler perakendeciliğin gelişimini etkilemeye devam ediyor.2 Ekonomik gelişim ve ticaret politikaları, perakendenin küresel gelişimini şekillendiren ana unsurlar. </span></p><p><span style="color: #000000;">Türkiye bu seneki rapordaki sıralamada gerilemiş görünse dahi genç nüfusu, pazar potansiyeli, yeniliklere açık yapısı ve deneyimli perakendecileri ile fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bu noktada 2019 yılı iş sonuçları beklenen seviyelerde gerçekleşmese de bu durumu bir toparlanma fırsatı olarak görmek ve ileriye bakmakta fayda var. Bu noktada neleri doğru yaptık, neleri eksik veya yanlış yaptık, neleri düzeltmeli ve geliştirmeliyiz soruları cevap aranması gereken temel sorular. Bu sorulara ülkemiz özelinde cevap ararken, sadece bu çerçeveye sıkışmayıp, dünyada neler olup bittiğini ve sektörün nasıl ilerlediğini göz önünde tutmak da bir o kadar önemli.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Ana Hedef Pazar Payını Korumak Olmalı</span></strong></p><p><span style="color: #000000;">2020’ye sayılı günler kala nelere dikkat etmeliyiz? 2020’de piyasaların toparlanma sürecinin devam edeceğini öngörürsek ana hedefin kar maksimizasyonu değil, pazar payını korumak ve işletme verimliliğini arttırmak olması gerekir. Burada pazar payını koruyabilen işletmeler büyüme başladığında oyuna önde başlayacaklar ve rakiplerinden daha hızlı ilerleyeceklerdir. Öncelikli hedefin sürdürülebilirlik olduğunu unutmayarak gerçekçi olunması gereklidir.</span><br /><span style="color: #000000;">Sürdürülebilir büyüme için perakendecilerin önünde iki ana yol görünür: Maliyetleri düşürmek ve satışları arttırmak. Örneğin, mağaza kapatmak, norm kadroda indirim yapmak, genel giderleri azaltmak gibi uygulamalarla maliyet azaltmaya çalışılabilirken, mağazaları yenileyerek, etkili kampanyalar düzenleyerek satış artışı da hedeflenebilir. Ancak perakendeci hangi yolu seçerse seçsin, müşterisine sahip çıktığını göstermelidir. Belirsizlik perakendeciler için müşterilerine, onların her zaman yanında olduklarını ispat etmeleri için önemli bir fırsattır. Esas zor zamanlarında müşterilerinin yanında olabilenler bunun ödülünü göreceklerdir. Bu bağlamda perakendecilerin bu yıl kendilerinden vazgeçmeyen müşterilerine özel teşekkür etmeleri gerekir. Bunun için ise müşteriyi iyi tanımak ve tanımlamak, müşteri satış verisini iyi yorumlamak, kişiselleştirilen öneriler sunmak, ödüllendirmek ve “iyi ki varsın” duygusunu müşteriye yaşatmak önemli olacaktır.</span><br /><span style="color: #000000;">Bu geçiş dönemini yönetirken de iki konuyu vurgulamamız lazım. Birincisi kesinlikle paniklememek, ikincisi ise işbirliği… Panikle, kısa vadeli reflekslerle atılacak hatalı veya erken adımlar, piyasalar açıldığında perakendecilerin rekabetçiliğini azaltabilir. İkinci konuda ise tedarikçilerle dayanışma içinde olunması, iş birliklerine eğilim, daha az tedarikçi ile daha yoğun çalışılması, takım oyunu oynanması önemli. Benzer biçimde özellikle AVM yatırımcıları ve yönetimleri ile perakendeciler arasındaki işbirliğinin artması da mutlak bir gereklilik. Benzer bir işbirliği ihtiyacı bankalar ve perakendeciler arasında ortak yürütülen kredi kartı kampanyalarına yönelik de olacaktır. Perakende sektörü tüm oyuncuları ile aynı gemidedir ve yapıcı iş birlikleri geminin rotasında yürümesini sağlayacaktır.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Daha Az Ama Daha Sık Alışveriş Dönemi</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Bu noktada dünyaya bakarsak perakende dünyasının da her sektörde olduğu gibi önemli değişimlerin içinden geçmekte olduğu görülüyor. Tüketici cephesine baktığımızda toplumun yaşlanması sonucu emeklilik çağına gelen baby boomer kuşağındaki tüketicilerin harcama gücü azalırken, daha hesaplı ürünler arıyorlar. Hane büyüklüklerinin küçülmesi ile birlikte toplu alımlar yerini daha az ama daha sık yapılan alışveriş davranışlarına bırakıyor. Aynı zamanda harcamaların ağırlığı üründen ziyade seyahat, eğlence, dışarıda yeme gibi deneyimsel faaliyetlere kayıyor. Tüketiciler artık daha talepkar, daha seçici, daha sorgulayıcı.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;"><img decoding="async" class=" wp-image-1748 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-300x200.jpg" alt="" width="359" height="239" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-300x200.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-1024x683.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-768x512.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-696x464.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-1068x712.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3-630x420.jpg 630w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2020/02/2020-perakende-3.jpg 1452w" sizes="(max-width: 359px) 100vw, 359px" />Online Hızlı Büyüyor</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Teknoloji tarafında mobil cihazların artışı, e-ticaret ve m-ticaret kanallarını geliştirirken, tüketiciler ürünlerle ilgili daha fazla şeffaflık ve izlenebilirlik talep ediyor. Ülkemizde henüz yaygınlaşmamış olsa da sesli asistanların (Amazon Alexa/Echo- Google Asistan, vb) tercih ve yönlendirmeleri, opsiyonları sınırlayabiliyor. Perakende işletmeciliğinin her karar alanında veri analitiği araçlarının kullanımı da çok öne çıkıyor. Endüstri tarafında tüketiciler düşük fiyatlı ürünler aradıkça, gıda perakendeciliğinde indirim marketlerinin payı artıyor, küçük market ve online daha hızlı büyüyor, e-ticaret geleneksel kanalları zorluyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Tüm bu gelişmeler ve eğilimler karşısında perakendecilerin yaşadığı bazı kısıtlar da göze çarpıyor. Veri analitiği araçları çok güçlü imkanlar ve rekabet avantajları sunuyor. Ancak, veri bilimci kaynağı çok sınırlı ve etkili veri analitiği teknikleri kullanarak rekabet avantajı yakalamak mümkün iken bunu yapabilmek için yeterli veri bilimci bulunmuyor. Ayrıca, tüketicilerin yeni yapay zekâ çözümlerini içselleştirmeleri, kabullenmeleri kolay değil, halen bunlara karşı direnişler var. Bunların haricinde ise özellikle güçlü geçmişi olan perakendecilerin eski yapı ve alışkanlıklarını terk etmeleri, kendilerini dönüştürmeleri çok zorlandıkları bir konu.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Fiziksel Mağazacılık Bitiyor mu?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">E-ticaret ve m-ticaretin hızlı gelişimi ile birlikte bir dönem fiziksel mağazacılık bitiyor mu sorusu sorulurken, artık bu soru gerilerde kalmış görünüyor. Bugün oyunun adı online ile fiziksel mağazacılığın ve diğer kanalların birlikte ve birbirini tamamlar şekilde yer aldığı omnikanal perakendecilik. Online perakende devi Amazon, Whole Foods’u satın alarak giriş yaptığı, sonrasında AmazonGo formatı ile devam ettiği fiziksel gıda perakendeciliği alanındaki yatırım ve format çeşitlemesine 2020 yılında yepyeni bir market formatı ile devam edeceğini açıkladı.3 Yeni açılacak bu marketlerin aynı zamanda Amazon’un gıda teslimatları için dağıtım noktaları olarak kullanılacağı öngörülüyor. Öte yandan Walmart da online ve mobil taraftaki yatırımlarına hız vermiş durumda. Y ve Z kuşağının %43’ünün bu yıl içerisinde mağaza içi alışverişlerini arttıracağını gösteren bir araştırmaya göre, fiziksel mağazalarda müşterilerin kullanımına sunulan çeşitli teknolojiler Y kuşağının %50’sine ilgi çekici gelirken Z kuşağının ise %38’ine ilgi çekici geliyor. Aynı araştırmaya göre Y kuşağı ve Z kuşağının yarısından fazlası, daha kişisel bir alışveriş deneyimine sahip olmak için bir ürüne daha fazla ödeme yapmaya hazır.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Deneyim, Kolaylık ve Hizmet</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Bu ortamda fiziksel mağazacılık bacağında odaklanılacak üç alan var: Deneyim, kolaylık ve hizmet. Alışveriş halen sosyal bir etkinlik, değişen ise alışveriş deneyiminde kolaylık ve kişiselleştirme yönündeki beklentiler.4 Bu sebeple mağazada ihtiyacı olduğu anda müşteriye hızla yardımcı olabilecek eğitimli ve donanımlı personel bulundurmak halen büyük önem taşıyor. Tüketiciler chatbot ve yapay zekâ gibi uygulamaları kullanmaya açık olsalar da halen karmaşık problemleri çözerken veya hassas bilgileri paylaşırken insana güveniyorlar.5 İnsan dokunuşu beklenen, aranan bir ihtiyaç olmaya devam ettiği için tüketici etkileşimini tamamen teknolojiye, robotlara bırakmak da tercih edilmemeli. Sonuçta, perakendecilerin mağazalarına teknolojik unsurları entegre ederken, insan faktörünü unutmadan müşteri deneyimini geliştirmeye odaklanmaları şart.</span></p><p><span style="color: #000000;">Yukarıdaki hususların ışığında perakende sektöründe dünyada yaşananlara ve izlenen eğilimlere baktığımızda rekabet oyununun özellikle iki ana konuya odaklandığını görüyoruz: (1) teslimat (2) veri bilimi ve analitik modellemeler. Teslimat dendiğinde teslimatın yeri, şekli ve zamanı, rekabetin kendini test ettiği boyutlar. Mahalle bakkalının çırağıyla evlere servis yapması veya apartman görevlisinin her daireden gelen siparişleri toplayıp, alışverişi tamamlayıp ilgili dairelere ürünleri dağıtması modelini hatırlarsınız. Şimdi perakende zincirleri esasen bu modeli kurumsallaştırmak istiyorlar. Perakendeciler farklı teslimat opsiyonlarını test ederek, tüketicilerin neyi tercih ettiğini anlamaya çalışıyorlar. Günümüz rekabetinde çeşitli alışverişçi tercihlerine cevap verecek çeşitlilikte hizmet ve teslimat seçenekleri sunmak önem kazanıyor.6 Bir yanda otonom araçlarla, dronelarla teslimat yöntemleri test edilirken, bir yandan da market önünde veya içinde teslim etmek, evin içine veya aracın içine teslim etmek gibi seçenekler deneniyor. Teslimat süresi de rekabetin kızıştığı bir başka alan. Walmart’ın 1 günde teslimat yapacağını açıklamasının ardından Amazon da 2 günlük Prime teslimat programını 1 günde teslimata indirmek için $800 milyon yatırım yapacağını açıkladı.7 Bir yandan da teslimat süresini 10 dakikaya indiren Getir, Glovo gibi firmaların perakende kanalları olarak gelişmesi, teslimat süresi konusundaki rekabetin de hızını kesmeyeceğini gösteriyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Yapay Zeka Her Alanda Devreye Giriyor</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Dünya yapay zekâ ve makina öğrenmenin perakende sektörünü nasıl değiştirmekte olduğunu izliyor. Mağaza yeri seçiminden norm kadro belirlemeye kadar perakendenin her karar alanında yapay zekâ devreye giriyor. Veriye dayalı karar verme modellemeleri ile karlılık artırılırken, tahminlere dayalı kararların doğurduğu riskler azaltılıyor. Nitekim ABD’de perakendecilerin %41’i önümüzdeki sene yapay zekâ ve makina öğrenme çözümlerine yatırım yapacaklarını belirtiyorlar (Coresight Research). 2020 yılında pazarın yapay zekâ ve nesnelerin interneti gibi teknolojilerle şekillenmeye devam etmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Perakendecilikte yapay zekanın kullanımının odaklandığı üç alan dikkat çekiyor: Güçlenen tüketicinin beklentilerini öngörerek karşılamak, tedarik zinciri yönetimi ve operasyonel verimlilik. Yapılan bir kıyaslama çalışmasında yapay zekâ yolu ile kişiselleştirme yapan ve kestirimli ürün ve içerik tavsiyeleri veren perakendecilerin daha başarılı olduğu görülüyor. Örneğin, online alışverişte alışveriş sepeti terk etmeye odaklanan kampanyalar en yüksek performansı gösteren pazarlama programları olarak ortaya çıkıyor; düşük stok uyarıları içeren mesajlar tüketicilerde aciliyet duygusu yaratarak alışverişi tetikliyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">İleride perakendecilikte kazananların yapay zekânın sunduğu imkânları önceden gören ve hızla hareket ederek kendilerini bu alanda geliştirenler olacağı aşikâr. Bu firmalar diğerleri konuya eğilene kadar pazar paylarını fazlasıyla arttıracak ve hem operasyonlarındaki maliyetleri azaltırken hem de performanslarını arttıracaklar. Sonuçta da arayı fazlasıyla açacaklar.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Kaynakça</strong></span><br /><span style="color: #000000;"><strong>1</strong> www.atkearney.com, A.T. Kearney 2019 Global Retail Development Index (GRDI)<br /><strong>2.</strong> www.atkearney.com, A.T. Kearney 2019 Global Retail Development Index (GRDI)<br /><strong>3.</strong> Green, Jay, “Amazon pushes further into grocery business with new Los Angeles store”, The Washington Post, 11 Kasım 2019<br /><strong>4.</strong> www.netsuite.com, “Mind The Gap: What Different Generations Wait From Retailers”, Eylül 2019<br /><strong>5.</strong> www.retailcustomerexperience.com , “Retail customers love human support contact”, 15 Kasım 2018<br /><strong>6.</strong> Amato-McCoy, Deena M., “Amazon adds a twist to its Whole Foods Market grocery delivery service”, www.chainstoreage.com, 08 Ağustos 2018<br /><strong>7.</strong> “Amazon pledges one-day delivery for top clients in U.S.”, StLouis Today, 26 Nisan 2019</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/2020de-perakende-gundemi/">2020’de Perakende Gündemi</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Büyüme için Operasyonel Verimlilik&gt;&gt; Ne ve Nasıl?</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/surdurulebilir-buyume-icin-operasyonel-verimlilik-ne-ve-nasil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2019 11:06:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=1522</guid>

					<description><![CDATA[<p>Perakendeciler müşteri memnuniyetini sağlamak ve arttırmak ve aynı zamanda kullandığı kaynakların geri dönüşünü maksimize etmek için operasyon verimliliği sağlamak zorundalar. Operasyonel verimlilik temel olarak daha az girdi ile daha çok çıktı sağlamak olarak tanımlanabilir. Bir başka boyutta ise aynı girdilerle daha fazla çıktı elde edebilmektir. Perakendeci için “girdi”yi operasyon faaliyetini sürdürmek için kullanılan kaynakların tümü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/surdurulebilir-buyume-icin-operasyonel-verimlilik-ne-ve-nasil/">Sürdürülebilir Büyüme için Operasyonel Verimlilik&gt;&gt; Ne ve Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1522" class="elementor elementor-1522">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="color: #000000;"><strong>Perakendeciler müşteri memnuniyetini sağlamak ve arttırmak ve aynı zamanda kullandığı kaynakların geri dönüşünü maksimize etmek için operasyon verimliliği sağlamak zorundalar. Operasyonel verimlilik temel olarak daha az girdi ile daha çok çıktı sağlamak olarak tanımlanabilir. Bir başka boyutta ise aynı girdilerle daha fazla çıktı elde edebilmektir. Perakendeci için “girdi”yi operasyon faaliyetini sürdürmek için kullanılan kaynakların tümü olarak adlandırırken, “çıktı”yı bu faaliyeti gerçekleştirerek ulaşmak istenilen finansal sonuçlar gibi maddi hedefler veya müşteri memnuniyeti, sürekliliği gibi maddi olmayan hedefler olarak görebiliriz.</strong></span></p><p><strong>Yazı:</strong> Dr. Cüneyt Evirgen<br />Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi</p><p><span style="color: #000000;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1523 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-300x225.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-768x576.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-1024x768.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-80x60.jpg 80w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-265x198.jpg 265w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-696x522.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-1068x801.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3-560x420.jpg 560w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-3.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Dünyada çok önemli ekonomik dönüşümler yaşanmakta ve bu çerçevede gelişen teknolojiler hem üreticileri hem perakendecileri hem de tüketici davranışlarını çok derinden etkilemekte. Yaşanan dijital ve ekonomik dönüşümün iş dünyasına ve perakendeye yansımalarını çok ciddiye almalı ve işlerimizi bu yönde dönüştürmekte geç kalmamalıyız. Artan rekabet, çoğalan alışveriş kanalları ve alternatifleri, daralan marjlar, alışverişte gelişen omnikanal davranış biçimi, çoklu tedarik yapıları perakende yatırımcısının veya işletmecisinin sürdürülebilir karlı büyümesi için elindeki kaynakları azami verimle kullanmasını kaçınılmaz kılıyor. Sektörde kaynakların verimli kullanılması, sektörde artan rekabet içinde her gün daha talepkar olan tüketicileri kazanabilmek için daha da önem kazandı.</span></p><p><span style="color: #000000;">İşte bu noktada, perakendeciler müşteri memnuniyetini sağlamak ve arttırmak ve aynı zamanda kullandığı kaynakların geri dönüşünü maksimize etmek için operasyon verimliliği sağlamak zorundalar. Operasyonel verimlilik temel olarak daha az girdi ile daha çok çıktı sağlamak olarak tanımlanabilir. Bir başka boyutta ise aynı girdilerle daha fazla çıktı elde edebilmektir. Perakendeci için “girdi”yi operasyon faaliyetini sürdürmek için kullanılan kaynakların tümü olarak adlandırırken, “çıktı”yı bu faaliyeti gerçekleştirerek ulaşmak istenilen finansal sonuçlar gibi maddi hedefler veya müşteri memnuniyeti, sürekliliği gibi maddi olmayan hedefler olarak görebiliriz.</span></p><p><span style="color: #000000;">Ancak, buradaki kritik nokta, operasyonel verimliliğin ne pahasına olursa olsun tek amaç olamayacağı ve belli dengeleri korunarak başarılması gerektiğidir. Operasyonel verimlilik sağlamak için atılan adımların müşteri memnuniyetini düşürmemesi, müşteri vaadini gerçekleştirmeyi engellememesi, vaat edilen kalite, hizmet ve rekabet gücünü azaltmaması şarttır. Öte yandan, operasyonel verimlilik artışı, faaliyet karını arttıracaktır, ancak eğer bu verimlik artışını sağlamak için sabit yatırım yapılması gerekecekse işletme karını arttırmayabileceğini unutmamak gerekir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Verimliliğe çıktıların girdilere oranı olarak bakarsak perakendede verimlilik artışı için gelir ve giderlere bakabiliriz. Giderleri arttırmadan gelirleri arttırmak veya gelirleri düşürmeden giderleri azaltmak veya giderleri azaltırken aynı zamanda gelirleri de arttırmak, verimlilik artışını getirecektir. O zaman bu denklemde hangi parametreleri izlemek gerekir?</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Cevap, Perakende Matematiğinde Aranmalı</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Gelirleri arttırma yönündeki cevap, perakende matematiğinde yatar. Bir diğer deyişle, ziyaretçi trafiğini, dönüştürme oranını, fatura/fiş başına ürün adedini, üst bedelli ürünlerin satışını arttırmak, müşteriye olumlu bir alışveriş deneyimi yaşatarak tekrar veya daha sık gelmesini sağlamak veya etrafına tavsiye etmesini sağlayarak başka müşterilerin gelmesini sağlamak gibi hedefler, sabit ve operasyonel yatırımlarını yapmış perakendecinin satışlarını arttıracak aksiyon adımlarıdır. Bu hedefleri gerçekleştirebilmek için ise doğru ürün, doğru zaman, doğru lokasyon, doğru fiyat, doğru sunum, doğru hizmet, doğru iletişim, doğru kampanya gibi koşulları sağlamak, perakendecinin ana sorumluluğudur. Dolayısıyla satışları arttırarak verimliliği arttırma çabası, şirketteki tüm iş birimlerinin birlikte çalışması ve birimler arası koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması ile mümkündür.</span></p><p><span style="color: #000000;">Verimliğin diğer önemli parametresi olan giderler tarafına gelirsek, perakendecinin operasyonel faaliyetlerini sürdürmek için kullandığı üç temel kaynak ve dolayısıyla üç temel gider kalemi dikkati çeker: Kira, personel ve stok. Dolayısıyla, kiralanan alanın kullanım verimliliğini, çalışanların verimliliğini ve stoklanan ürünlerin stok ve satış verimliliğini sağlamak, kritik hedeflerdir. Bunları sırasıyla metrekare başına satış tutarı, çalışan başına düşen satış tutarı ve stok devir hızı ölçümleri ile izleyip ölçebiliriz. Diğer gider kalemleri olan genel giderler tarafında da sarf malzeme kullanımının optimum seviyede yapılması, enerji tüketiminde tasarruf sağlayacak, nakliye veya depolama maliyetlerini azaltacak tedbirler alınması gibi uygulamalar, operasyonel verimliliği arttırmaya destek olacaktır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Peki, satışları arttırarak ve/veya giderleri azaltarak operasyonel verimliliği arttırabiliyorsak bunları nasıl yapacağız? İşte bu noktada iki yaklaşım bize yardımcı olur: Süreçsel iyileştirmeler yapmak ve teknolojik gelişmelerden faydalanmak.</span></p><p><span style="color: #000000;">Süreç dediğimizde hem iç işleyişe dair süreçlere hem de müşteriye dönük olan süreçlere bakmak gerekir. İç işleyişteki süreçlerde sürdürülebilir verimlilik için modern işletme yöntemlerini (satış ve satış planlama, insan kaynakları planlama ve yönetimi, finansman yönetimi, lojistik yönetimi, pazar araştırma, veriye dayalı karar verme, performans yönetimi vb.) etkin kullanmak gereklidir. Tedarik zinciri yönetim ve uygulama süreçleri (satın alma, lojistik, ürün planlama, stok yönetimi, depo yönetimi, rut planlama, tedarikçi yönetimi ve finansmanı, fiyatlama vb.), insan kaynakları süreçleri (işe alım, eğitim, işgücü planlama, performans değerlendirme, satış primleri vb.), satış yönetimi süreçleri (planlama, performans izleme, koçluk, bölge yönetimi vb.), pazarlama süreçleri (iletişim, kampanyalar, görsel tasarım, pazar araştırma) gibi süreçlerdeki iyileştirmeler hem kaynak kullanımlarını optimize ederek hem de satışları destekleyerek verimlik artışına olumlu katkılar yapacaktır. Müşteriye dönük yüzde ise sunulan hizmetlere dair süreçlerde (iade süreci, satın alma süreci, sipariş süreci, satış sonrası hizmetler vb.) yapılacak iyileştirmelerin müşteri memnuniyetini arttırıp gelir artışını sağlayarak verimliliğe katkısı söz konusudur.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-1525 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-300x132.jpg" alt="" width="300" height="132" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-300x132.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-768x337.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-1024x450.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-696x306.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-1068x469.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4-956x420.jpg 956w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/11/operasyonel-verimlilik-cuneyt-evirgen-4.jpg 1200w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Teknoloji: Tercih Değil, Zorunluluk!</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Buraya kadar operasyonel verimlilik artışı için genelde önerilen/uygulanan yaklaşımların kısa bir özetini yapmış olduk. Operasyonel verimliliği arttırmanın bir diğer yolu ise teknolojik gelişmelerden faydalanmaktır. Teknoloji hem süreçlerdeki iyileştirmelere kaynak olurken hem de karar destek ve uygulama araçlarını güçlendirip müşteri deneyimini de besleyerek operasyonel verimliği arttıracaktır. İşte dünyanın önde gelen perakendecilerinin de odaklandığı ana alan burasıdır. Günümüzde teknolojik gelişmeler oyunu değiştiriyor ve operasyonel verimlilik artışı için ana motor olarak ortaya çıktı. Dolayısıyla, işini sürdürülebilir karlılık ile devam ettirmek ve büyütmek isteyen perakendecilerin buraya odaklanması artık bir tercih değil, zorunluluktur.</span></p><p><span style="color: #000000;">Bu noktada Gelişim Dergisi’nin Ocak-Şubat 2019 sayısında yer alan “Gelecekteki Perakende: Hayal mi Gerçek mi?” başlıklı yazımda1 da değindiğim birkaç örneğe bakalım. Bu örnekler, teknolojik araçlar kullanarak operasyonel süreçlerdeki işgücü zaman kullanımından tasarruf etmeye veya etkin stok ve depo yönetimine olanak sağlayıp aynı zamanda müşteri hizmetini ve deneyimini geliştirerek operasyonel verimliliği arttırmayı amaçlıyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Walmart internetten gelen siparişlerde ürünleri reyon reyon tek tek toplama işini “Alphabot” adını verdiği bir sistem ile otomatize ederek çalışanların ürün aramak ve toplamak için mağaza içi reyonlarda dolaşarak geçirdikleri zamanı azaltmasını ve bu sayede işgücü verimliliğini artırmayı hedefliyor.2 Walmart’ın müşterilerin sanal gerçeklik gözlüklerini takarak evlerinden çıkmadan Walmart mağazası içinde gezerek alışverişlerini tamamlayacakları ve siparişin evlerine ulaştırılmasına yönelik girişimi de gene fiziki mağazacılık yapan perakendecilerin mağaza düzeni ve işgücü maliyetleri ile mücadele yöntemlerinden birisi.3</span></p><p><span style="color: #000000;">Mağaza içindeki tekrar edilebilir, öngörülebilir ve manuel işleri otomasyon yolu ile yapmak da verimlilik artışı için denenen bir başka araç. Bu bağlamda, örneğin, Walmart, rafta stoğu azalan ürünleri, hatalı fiyat etiketlerini, hatalı ve eksik işaretlemeleri robotlarla yaparak işgücü zaman tasarrufunu hedefliyor.4</span></p><p><span style="color: #000000;">Walmart’ın teknoloji kullanarak operasyonel verimliliği hedeflediği bir başka alan ise mağazada bahçe ürünleri alanında alışveriş yapan müşterilerin ödemelerini mobil cihazlarla orada alıp, müşterileri kasalara uğramadan yolcu edecekleri pilot program.5 Mağaza çalışanları mobil cihazları ile ürünleri tarayıp, kredi kartı ile ödemesini alıp, bluetooth yazıcıda faturayı basıp müşteriye teslim ederek kendisini yolcu ediyorlar. Macy’s, Kroger ve Meijer müşterilerin ürünleri kendilerinin tarayıp ödeme yapmalarına imkan veren diğer bazı perakendeciler.</span></p><p><span style="color: #000000;">Son olarak Walmart, Levittown, NY’da Nisan 2019’da yenilediği mağazasını ise yapay zeka ile yönetiyor. Mağazadaki sensörler, kameralar ve uygulamalar gerçek zamanlı analitik verileri kaydediyor, yorumluyor ve mağaza çalışanlarını gerekli aksiyona yönlendiriyor. Stoğu biten ürün bilgisi anında reyon çalışanının mobil cihazına iletilerek ürünü tamamlaması sağlanırken, çalışanların biten ürünleri tespit etmek için reyon reyon dolaşması ile oluşan verim kaybının önüne geçiyor. Benzer biçimde alışveriş arabalarının bulunurluğu, açık kasaların durumu analitik gerçek zamanlı veri ile tespit edilerek gerekli uyarılar anında çalışanlara iletiliyor.6</span></p><p><span style="color: #000000;">Teknolojinin operasyonel verimliliğe yönelik bir başka önemli katkı alanı ise veri analitiği. Büyük verinin analitik yöntemlerle analizi sonucu verilecek kararların isabetliliği ve elde edilecek hız, operasyonel verimliliği arttıracak çok önemli bir katkı olmakta. Örneğin, müşteri alışveriş verilerinin derin analizi ile odaklı, hatta kişisel kampanya yönetimi mümkün hale geliyor. Mevcut veya potansiyel müşterilerin sosyal medya kullanımına dair veri analizleri ile doğru ürün önermeleri, odaklı pazarlama iletişimi veya satış kampanyaları düzenlenerek iletişime harcanan paranın karşılığı çok daha fazlası ile alınabiliyor. Keza, ürün siparişi ve mağazalara alokasyon planlamasında veri analitiği analizleri ile karar vermek, harcanacak zaman ve maddi kaynakların son derece verimli kullanılabilmesini sağlıyor. Atıl duran, hareketsiz veya yavaş hareket eden ürünler minimize edilebilirken, atık miktarlarını azaltmak ve etkin atık yönetimi de mümkün oluyor. Mağaza yeri seçimi gene teknolojik veri analiz araçları ile çok daha isabetli yapılabiliyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Mağaza içi alan yönetiminden tedarik zinciri yönetimine, kampanya yönetiminden performans yönetimine, teknoloji, perakendecilere verimlilik artışı sağlayacak ipuçlarını yakalamaları için inanılmaz fırsatlar sunuyor. Veriye dayalı karar vermenin önemi her daim vardı. Şimdi ise verinin çok zenginleşmesi ve derinleşmesi, analitik araçların da güçlenmesi ve hızlanması ile karar vericiler operasyonel verimliliği arttıracak fırsatları çok daha rahat görebilmekte ve bunları kullanarak alacakları kararlar ile kaynak kullanımının verimliliğini ve dolayısıyla da operasyonel verimliliği arttırabilmektedirler.</span></p><p><span style="color: #000000;">Perakendeciler teknoloji alanında devreye alacakları yeniliklerle teknolojinin işlerindeki verimlilik artışına sağlayacağı müthiş katkılardan faydalanabileceklerdir. Verimlilik ölçümlerinin yapılmasının ve veri analizinin önemi, bu noktada özellikle öne çıkmaktadır. Perakendeciler için karlı ve sürdürülebilir büyümek ancak modern işletme tekniklerini uygulayarak, gelişen teknolojiden faydalanarak ve işletme kararlarını verilerin analizine dayandırarak stok verimliliğinden alan verimliliğine, çalışan verimliliğinden finansal verimliliğe elde edecekleri kazanımlarla mümkün olacaktır.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Kaynakça:</span></strong><br /><span style="color: #000000;"><strong>1.</strong> Evirgen, Cüneyt (2019), “Gelecekteki Perakende: Hayal mi Gerçek mi?”, GPD Gelişim, Ocak-Şubat 2019, Sayı 9, 33-37</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>2.</strong> M. Amato-McCoy, Deenam (2018), “Walmart pilots ‘first-of-its-kind’ robotics system”, www.chainstoreage.com, 03 Ağustos</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>3.</strong> Boyle, Matthew (2018), “Walmart eyes virtual reality shopping system, patent filings say”, www.bloomberg.com, 17 Ağustos</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>4.</strong> ://www.wired.com/37f97f93-80e8-400b-b722-2a69741dc321 , Mart 2018</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>5.</strong> Ryan, Tom (2018), “Walmart associates check out customers on the floor in pilot program”, www.retailwire.com, 08 Mayıs</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>6.</strong> Ryan, Tom (2019), “Walmart’s Intelligent Retail Lab store runs on AI”, www.retailwire.com, 29 Nisan</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/surdurulebilir-buyume-icin-operasyonel-verimlilik-ne-ve-nasil/">Sürdürülebilir Büyüme için Operasyonel Verimlilik&gt;&gt; Ne ve Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Değişen Dünyada Ayakta Kalıp İlerlemek İçin Dayanıklılık: Ne ve Nasıl?</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/degisen-dunyada-ayakta-kalip-ilerlemek-icin-dayaniklilik-ne-ve-nasil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2019 11:11:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gidaperakendecileri.org/?p=1372</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada iş ortamının, tüketici davranışlarının, iş modellerinin, oyunun kurallarının hızla ve sürekli değiştiği bir ortamda tüm şirketler gibi perakendecilerin de ayakta kalmaları ve ilerleyebilmeleri için iş dayanıklılığı, sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken kritik bir kurumsal yetkinliktir. Yazı: Dr. Cüneyt EvirgenYönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi Türkçeye “dayanıklılık” [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/degisen-dunyada-ayakta-kalip-ilerlemek-icin-dayaniklilik-ne-ve-nasil/">Değişen Dünyada Ayakta Kalıp İlerlemek İçin Dayanıklılık: Ne ve Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="1372" class="elementor elementor-1372">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><span style="color: #000000;"><strong>Dünyada iş ortamının, tüketici davranışlarının, iş modellerinin, oyunun kurallarının hızla ve sürekli değiştiği bir ortamda tüm şirketler gibi perakendecilerin de ayakta kalmaları ve ilerleyebilmeleri için iş dayanıklılığı, sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken kritik bir kurumsal yetkinliktir. </strong></span></p><p><strong>Yazı:</strong> Dr. Cüneyt Evirgen<br />Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi</p><p><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-1376 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-300x300.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-150x150.jpg 150w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-768x768.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-696x696.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3-420x420.jpg 420w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık3.jpg 789w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Türkçeye “dayanıklılık” olarak geçtiği görülen “resilience”, yaklaşık olarak son yarım asırdır öncelikle psikoloji biliminin gündemine giren ve son yıllarda örgütsel davranış modellerinde de araştırılmaya ve uygulanmaya başlanan etkili bir yetkinlik alanı. Dünyada iş ortamının, tüketici davranışlarının, iş modellerinin, oyunun kurallarının hızla ve sürekli değiştiği bir ortamda tüm şirketler gibi perakendecilerin de ayakta kalmaları ve ilerleyebilmeleri için iş dayanıklılığı (business resilience), sahip olmaları ve geliştirmeleri gereken kritik bir kurumsal yetkinliktir. </span></p><p><span style="color: #000000;">Günümüzde perakende dünyasında yaşanan kuvvetli değişimler ve dönüşümler karşısında geleneksel perakendecilerin iş modelleri alışılagelen iş sonuçlarını yaratamıyor ve sorgulanıyor. Bir yandan eskinin dev perakendecilerinin şimdi hayatta kalma mücadelesine girdiği, mağazaların art arda kapandığı, bir yandan da yeni devlerin ortaya çıktığı, oyunun kurallarında yıkıcı değişimler yaşandığı görülüyor. Bu kuvvetli değişim-dönüşüm ortamında dayanıklı olmak ve kalmak, perakendecilerin rekabetçi gücünün itici motoru olacaktır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Örneğin, internet üzerinden satışların hızlı artışı karşısında alışveriş merkezlerinin ve fiziksel mağazaların dayanıklılığı ve iş modellerini sürdürülebilmelerine dair ilgi çekici bazı örnekler var. Amazon’un Avustralya pazarındaki hızlı büyümesi karşısında yerel perakendeciler satışlarını arttırarak ayakta kalmakta ve dayanıklılıklarını göstermektedirler.<em>1</em> Ancak, bunu nasıl başardıklarına bakıldığında sürekli fiyat düşürdükleri ve marjlarını azalttıkları görülüyor. Nitekim cirolar ve hatta brüt kâr tutarları artarken, kârlılığın 20 puan düşmesi ve pazar payının da değişmemesi, yerel perakendecilerin hisse fiyatlarının düşmesine yol açtı. JB Hi-Fi CEO’su Richard Murray, daha fazla düşük kârlılıklı ürün satarken, daha az yüksek marjlı ürün sattıklarını söylüyor. Dolayısıyla şirket ana stratejisi maliyet liderliği değil ise perakendecinin düşük fiyat ile elde edeceği dayanıklılığın sürdürülebilirliği beklenenden çok kısa olabilir.</span></p><p><span style="color: #000000;">İngiltere’de Sainsbury örneğine baktığımızda da indirimlerle fiyata yatırım yapmanın yetmeyeceği görülüyor. Sainsbury’nin dayanıklılığının teknoloji ve kolaylığı alışveriş deneyiminin odağına koyan ve gıdaya öncelik verirken ürün ve hizmet çeşitliliğini artırmayı da önceliklendiren stratejisi ile arttığı görülüyor.<em>2</em></span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Dayanıklılığın Ardındaki Aidiyet</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Sears, Kmart gibi ABD’nin ikonik perakendecilerinin sürekli mağaza kapatarak olası iflasları konuşulurken, işlerinin bazı yerel noktalarda hiç bozulmamış olması ve kuvvetli dayanıklılık göstermeleri de dikkat çekici bir başka örnek. Minnesota eyaletindeki Duluth kentinde göze çarpan bu durum incelendiğinde Sears’in oradaki dayanıklılığın arkasındaki ana sebeplerin nüfusun değişken olmaması, bölgede ortalama hane gelirinin artması ve bölge tüketicilerinin kuvvetli aidiyet duygusu ile bildikleri yerden alışveriş yapmayı tercih etmeleri olduğu görülüyor.<em>3</em> Nitekim, Minnesota eyaletinin genelinde de perakende istihdamında daralma görülmüyor. Ancak bu dayanıklılık örneği, bölgesel özeliklere dayanmakta ve ülke geneline yayılmamaktadır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Tüm dünyada olduğu gibi Avrupa’da da birçok perakendeci, online rakipleri ve değişen tüketici davranışları karşısında ayakta kalmakta zorlanmaya başladı. Özellikle fiziksel mağazacılık yapan perakendeciler için bir dayanıklılık testi haline gelen bu süreçte, bu şirketlerin ellerindeki en önemli kaynak olan müşteri ve operasyonel verilerinden faydalanmaları gerekir.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Değişimleri Yönetebilme Becerisi Önem Kazanıyor</span></strong><br /><span style="color: #000000;">İngiltere’de Center for Retail Research raporuna göre 2018 yılında yaklaşık 150,000 perakende çalışanı işini kaybetti.<em>4</em> Benzer biçimde Alman Kaufhof firması 2,600 kişiyi işten çıkarttı ve 4-5 bin kişinin daha işi tehdit altında. Çalışan sayısını düşürmek, hızlı bir maliyet düşüşü yaratmakla beraber, kalan kadrolarla rekabetçi ve müşteri memnuniyeti sağlayacak seviyede hizmet verebilmek, ciddi bir soru işareti. Ağrı kesici mahiyetinde etkisi olacak olan işten çıkartma, esas soruna çözüm bulunmadığı takdirde sadece geçici bir rahatlama sağlayacak, etkisi geçtiğinde ağrı daha da artarak devam edecektir. İşte bu noktada kadro değerlendirmelerinde detaylı müşteri trafiği, hizmet ve işlem verilerine bakarak ve veriye dayalı kararlar vererek optimal yapının oluşturulması gerekir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Online perakendeciler için de satışları arttıkça yaşayabilecekleri kırılganlıklara karşı sahip oldukları mevcut altyapı kapasiteleri ve fonksiyonlarında yaşanan değişimleri yönetebilme becerisi önem kazanıyor. Online perakende dayanıklılığı olarak tanımlanan bu yetkinlik, esasen bu şirketlerin görünürlük, fazlalıklar, sürat ve esneklik unsurlarını sağlaması ile elde edilecektir.<em>5</em> Görünürlük, süreçlerin izlenebilirliğine; fazlalıklar, yedek veya alternatif sistemlerin varlığına; sürat, beklenmedik olaylara tepki verme süresine ve esneklik de iş ortamı ve pazardaki ani değişimlere göre değişebilmeye işaret ediyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Bugünün çoklu kanal perakendecilerinin dayanıklılıklarını arttırmaları ve kârlı büyümeleri için çevik bir organizasyona ve yalın bir yapılanmaya ihtiyaçları var. Omnikanal perakendeciliği operasyonel karmaşıklığı daha da arttırmış durumda. Örneğin, bir perakende zincirinin kaç adet mağazası olması gerektiği sorusunun yanıtı, zincirin tümünden elde edilen işlemsel verilerden elde edilecek içgörülerde yatıyor. Kısacası, oyunun adı salt hissiyata ve/veya deneyime dayalı değil, veriye dayalı karar vermektir. Düşük marjlı ürünleri stokta tutmanın maliyeti, sınırlı süreli veya bozulacak ürünlerin stok oranları gibi verilere bakarak elde tutulan stokların kârlılığının tam anlaşılması gereklidir. Satın almalar, kampanyalar ve satış, bu verilere göre planlanmalıdır. Dijital olarak tutulan veriler üzerinden veri analitiği yöntemleri ile yapılacak öngörüsel analizler ve modellemeler, isabetli kararlar almak için gerekli iç görüleri sağlayacaktır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Perakendecilikte gerçek verinin bulunduğu bir başka çok değerli kaynak, saha yani mağazalardır. Nümerik olanların yanı sıra, saha çalışanlarından elde edilecek kalitatif verilerin derlenmesi, paylaşılması ve analiz edilmesi, karar süreçlerine çok değerli katkı yapacaktır. Bunun için sahadan verinin eksiltilmeden, çarpıtılmadan, abartılmadan doğru aktarımını sağlayacak süreç tanımlamaları ile bilginin rahatça paylaşılmasını sağlayacak gerekli güven ortamının yaratılması, ödüllendirme araçlarının uygulanması gerekir.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-1377 alignleft" src="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-300x210.jpg" alt="" width="300" height="210" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-300x210.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-768x537.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-1024x716.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-100x70.jpg 100w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-696x487.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2-600x420.jpg 600w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/10/cuneyt_evirgen_dayanıklılık2.jpg 1032w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" />Tutarlılık ve Esneklik</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Cranfield Üniversitesi’nden Prof. Denyer’in örgütsel dayanıklılık konusundaki araştırma raporu, konuya dair önemli ipuçları ve yönlendirmeler içeriyor.<em>6</em> Rapordaki tanımı kullanırsak perakende şirketinin dayanıklılığı arizi değişimlerin yanı sıra belirsizliklere, karışıklıklara ve kesintilere karşı bunları öngörebilme, hazırlıklı olma, tepki verme ve adapte olma kabiliyetidir. Bu bağlamda da şirketlerin örgütsel dayanıklılık yaratma çabalarını bir tarafta savunmacı veya ilerletici yaklaşımı seçmeleri, diğer tarafta da tutarlılık veya esneklik perspektifine odaklanmaları oluşturur. Bu dört yaklaşımı 2&#215;2’lik bir matris gibi düşündüğümüzde esasen şirketler dört ayrı yol ile dayanıklılıklarını arttırabilirler: (1) önleyici kontrol (tutarlılık perspektifinde savunmacı), (2) düşünceli aksiyonlar (esneklik perspektifinde savunmacı), (3) performans optimizasyonu (tutarlılık perspektifinde ilerletici) ve (4) uyarlanan inovasyon (esneklik perspektifinde ilerletici). Burada belirtilen rakamsal sıralama da esasen şirketlerin ilerleme yollarına işaret eder. Sonuçta, bahsi geçen dört yaklaşımın birbirinin alternatifi olmadığını, aksine birbirini tamamladığını unutmamak gerekli. Dolayısıyla şirketler bu dört yaklaşımı doğru bir denge içinde uyguladıkları takdirde dayanıklılıklarını arttıracaklardır.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Esnek ve Çevik Tedarik Zincirleri</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Önerilen modeli perakende dünyasına taşıdığımızda, değişken ve belirsizlikler içeren iş ortamında perakendecilerin dayanıklılıklarını nasıl arttırabileceklerine yönelik birçok tavsiye verebiliriz.</span></p><p><span style="color: #000000;">Öncelikle, önleyici kontrol anlamında tedarik zincirlerini esnek ve çevik yapılandırmaları ve sistemin yedeklemeler içermesi, asgari operasyonel standartların oturmuş olması, doğru bilgiye zamanında erişebilmeleri, tedarik zinciri üyeleri arasında iş birlikleri yaratmaları, olaylara kısa sürede tepki verebilmeleri ve yedek kaynaklar ayırmaları, kendilerini koruyucu önlemler almalarının olmazsa olmazlarıdır.</span></p><p><span style="color: #000000;">İkinci olarak düşünceli aksiyonlar için şirket kültürü ve uygulamaları çalışanların şirket dayanıklılığını sağlamadaki kritik rolünü destekleyen yönde olmalıdır. Bu bağlamda hem doğru olduğu hem de yanlış olduğu görülen karar ve uygulamaların her birinden şirket adına bir öğrenme çıkartarak, şirketin öğrenen organizasyon kültürüne sahip olması sağlanmalıdır. Uygulamada çalışanlara dönük sürekli eğitim ve gelişim programları yürütülmesi, şirket içi deneyim paylaşımı seanslarının düzenlenmesi ve şirket içi özel bazı bilgilerin üretilmesi son derece gereklidir. Perakende şirketinin çalışanları, işlerinin müşterinin gözü önünde, bir nevi canlı yayında cereyan ettiğinin farkında olarak, her an bir şeylerin yanlış gidebileceğini bilerek aksiliklere karşı sürekli uyanık olmalıdırlar. Ters bir şey gördüklerinde de aksiyon alabilmeleri ve bunun için de pozisyonlarına göre yetkilendirilmiş olmaları gereklidir. Örneğin, mağazada veya ‘call center’da çalışanlar müşteri ile temaslarında karşılaşabilecekleri durumlara tepki verme konusunda ne kadar yetkilendirilmişlerdir? Reaktif değil, proaktif ve fırsat ve tehditleri sürekli izleyerek bunlara tepki veren bir yönetim biçimi, şirketin dayanıklılığını arttıracaktır.</span></p><p><span style="color: #000000;">Performans optimizasyonunu sağlayacak üçüncü grup aksiyon için ise şirket liderinin vereceği ve izleyeceği yön belirleyici olur. Operasyonel mükemmellik yaklaşımı ile iyi yapılan işleri daha da iyi yapmaya çalışmak, mevcut iş yapış biçiminde daha da iyi sonuçlar üretecek çözümler varsa, mevcut uygulamalardan vazgeçebilmek ve ilerleme için bunları hızla devreye almak gerekir.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Sürekli İnovasyon</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Son olarak, uyarlanan inovasyon için perakendeciler yaratıcı problem çözme yaklaşımlarını ve sürekli inovasyonu odaklarına almalıdırlar. 200’den fazla perakende yöneticisi ile yürütülen bir araştırmada da çalkantılı ortamlarda perakendecilerin şirket içinde öğrenme ve inovasyonu destekleyici bir ortam yaratmalarının dayanıklılıklarını arttırdığını gösteriyor.<em>7</em> Bunun çok iyi bir örneğini Walmart’ın aksiyonlarında gözlemleyebiliriz. Amazon’un önce online perakendecilikteki hızlı yükselişi, ardından Whole Foods’u satın alarak fiziksel mağazacılığa kuvvetli bir giriş yapıp, ardından AmazonGo gibi teknolojiden ileri derecede faydalanan fiziksel mağaza yatırımlarına da hız vererek gıda perakendeciliğinde çok ciddi bir tehdit haline gelmesi karşısında Walmart sürekli yenilikler deniyor. Bu amaçla ardı ardına teknoloji yatırımları yapıyor, hem şirket satın alma hem de iç geliştirmelerle yenilikleri test ediyor. Başarısız olanlardan vazgeçiyor, yenilerini deniyor. Örneğin, en son Mayıs 2019’da NewYork eyaletinde yeni perakende teknolojilerini gerçek ortamda denemek için yapay zekâ ile beslenen Akıllı Perakende Laboratuvarı (Intelligent Retail Lab) adını verdiği mağazasını açtı. Walmart sürekli araştırıyor, test ediyor, sürekli deniyor, deniyor, deniyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Hangi yol veya yöntem izlenirse izlensin, şirketlerin dayanıklılıklarının aynı zamanda iki ayrı boyutu söz konusudur: Stratejik dayanıklılık ve operasyonel dayanıklılık. Stratejik dayanıklılık, eğilimler ve yaklaşan değişimleri erken öngörüp değişim ortaya çıkmadan aksiyonları ve yanıtları oluşturmak anlamına gelir ve şirkete aksiyon aldırır. İhtiyaç kaçınılmaz biçimde bariz hale gelmeden, şirketin değişime zamanında ayak uydurma ve adapte olma kapasitesini gösterir.</span></p><p><span style="color: #000000;">ABD’deki büyük bir elektronik perakende zinciri üzerine yapılan bir analizde stratejik dayanıklılığının tüm şirket içinde ve her seviyede üretken şüphe, örgütsel serbest imkanlar ve anlamlı angajmanın sağlanması ile başarıldığı örnekleniyor.<em>8</em> Bu stratejik dayanıklılığın bir örgütsel yetkinlik olarak tanımlanabileceğini, nasıl tasarlanıp yapılabileceğini gösteren güzel bir örnek. Bu örnekte CEO liderliği ve adanmışlığının son derece gerekli bir şart olmasının yanı sıra yeterli olmayacağı da görülüyor. Söz konusu adanmışlığın şirkette tüm seviyelere yayılması ve bu yayılmayı sürdürülebilir kılacak iç süreçlerin tanımlanmış ve çalışanların yetkilendirilmiş olmaları da şart.</span></p><p><span style="color: #000000;">Operasyonel dayanıklılık ise bir kriz veya istenmeyen durumda kendini kurtarabilmek anlamındadır. Operasyonel dayanıklılık sağlamanın birinci adımı, olası tüm tehditleri göz önüne almak ve her biri için olabildiğince hazırlıklı olmaktır. Kriz anlarında ne yapılacağının tanımlanması, sorumlulukların delege edilmesi, çalışanlara düzenli eğitim verilmesi, sürekli iletişim içinde olunması ve devamlı planlama/gözden geçirme seansları yapılması, operasyonel dayanıklılığı sağlama yolunda atılacak doğru adımlardır.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Kişisel Dayanıklılık Yüksek Olmalı</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Psikoloji bilimindeki araştırmaların kişisel dayanıklılık konusundaki bulgularına baktığımızda da perakendecilerin operasyonel dayanıklılığı için çok kritik olan bir başka husus dikkat çekiyor. Müşteri ile birebir temas noktası olan saha çalışanlarının bireysel dayanıklılıkları, perakendecinin dayanıklılığı için çok kritik bir unsurdur. Resilience Factor adlı kitabın yazarlarından Dr. Karen Reivich bireysel dayanıklılık için sahip olunması gereken ana becerileri duygulara hâkim olmak, belirsizliği kabullenebilmek, sebepsel analiz, gerçekçi iyimserlik, empati, kendine güven ve yeni şeyler denemeye açık olmak olarak listeliyor. Esasen bunların hepsi perakendecilerde özellikle sahada çalışan kadroların sahip olması gereken özellikler. Çalışanların verdikleri hizmete müşteri gözünden bakarak empati yapabilmeleri, zor müşterileri yönetebilmeleri ancak kişisel dayanıklılıklarının yüksek olması ile mümkün. Dolayısıyla perakende şirketlerinde örgütsel ve operasyonel dayanıklılık, aynı zamanda müşteri ile doğrudan teması olan çalışanların kişisel dayanıklılıklarına da bağlı. Bu tespit, müşteri ile temasta olan çalışanların eğitim ve gelişimlerine yatırım yapılmasının mutlak gerekliliğine işaret eden bir başka kritik nokta.</span></p><p><span style="color: #000000;">Örneklemek gerekirse, stratejik dayanıklılık denizde hortum oluşacağını öngörüp, oluşan hortum karaya vurmadan önce topyekûn pozisyon almaya işaret ederken, operasyonel dayanıklılık günlük akış içinde kopacak fırtınaları yönetebilmektir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Yazının başında bahsi geçen Avustralya, Minnesota örneklerinde görülen dayanıklılıkların sebepleri ancak kendi bağlamlarında geçerli, sürdürülebilir veya yaygınlaştırılabilir görünmüyor. Salt teknolojik yatırımlarla dönüşüm yapmak da dayanıklılık problemlerini çözmez. Teknoloji sonuçta sadece çözüme yardımcı olan bir araçtır, çözümün kendisi değildir.</span></p><p><span style="color: #000000;">Her başarılı perakendecinin bugün ulaştığı nokta, geçmişte yaptıklarının sonucudur; ama kesinlikle gelecekteki başarısının garantisi değildir. Geleceğin başarılı perakendecileri sürekli gelişim, adaptasyon ve inovasyonu odağına koyan, geçmişin başarılarına saplanmayan, yeniliklere açık olan, şirket kültürlerinde bunları fiilen hissettiren ve somut olarak yaşatanlar olacaktır. Sonuçta, sürdürülebilir dayanıklılığın yolu buradan geçer.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Kaynakça</span></strong><br /><span style="color: #000000;"><strong>1</strong> Zhou, Naaman (2018), “Australian retailers resilient as they face down ‘Amazon effect’”, www.theguardian.com/technology/2018/feb/13</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>2</strong> Brook,-Carter Chris (2015), “Opinion: Sainsbury’s resilience is key for future growth”, www.retail-week.com, 15 Kasım</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>3</strong> Johnson, Brooks (2017), “Retail resilience: Duluth’s large retailers proving immune to national decline”, www.duluthnewstribune.com/business , 17 Eylül</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>4</strong> www.alixpartners.com/insigts-impact/insights/resilience-in-retail, 24 Temmuz 2019</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>5</strong> Azadeh A., Salehi V., Salehi R. &amp; Hassani S.M. (2017), “Performance optimization of an online retailer by a unique online resilience engineering algorithm”, Enterprise Information Systems, vol 12, No 3, 319-340</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>6</strong> Denyer, David (2017), “Organizational Resilience: A summary of academic evidence, business insights and new thinking”, BSI and Cranfield Schhol of Management</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>7</strong> Sandada, Maxwell (2014), “What determines the resilience of retail business in an unstable business environment? Evidence from Harara Province”, University of Zimbabwe Busines Review, vol 2, no 2, 97-105</span><br /><span style="color: #000000;"><strong>8</strong> Valikangas, Liisa, Georges A. &amp; Romme L. (2013), “How to design for strategic resilience”, Journal of Organization Design, 2 (2), 44-53</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/degisen-dunyada-ayakta-kalip-ilerlemek-icin-dayaniklilik-ne-ve-nasil/">Değişen Dünyada Ayakta Kalıp İlerlemek İçin Dayanıklılık: Ne ve Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeni Perakende: Gelişim-Değişim-Dönüşüm</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/yeni-perakende/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 10:54:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://new.gidaperakendecileri.org/?p=869</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alibaba’nın CEOsu Jack Ma şirketin satışları ve müşterilere sunulan kolaylıkları artırmak üzere e-ticaret ile geleneksel perakendeciliği entegre eden yeni iş modelini “Yeni Perakende” olarak lanse etti bile.1 Jack Ma’ya göre “Salt e-ticaret konvansiyonel işletmeye indirgenerek yerine online, offline, lojistik ve verilerin tek bir değer zincirinde entegre olması anlamına gelen ve veri bazlı çalışan Yeni Perakende [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/yeni-perakende/">Yeni Perakende: Gelişim-Değişim-Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="869" class="elementor elementor-869">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h3><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-872 alignleft" src="http://gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-300x168.jpg" alt="" width="337" height="189" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-300x168.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-768x430.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-1024x573.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-696x390.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-1068x598.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3-750x420.jpg 750w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/yeni-perakende-3.jpg 1181w" sizes="(max-width: 337px) 100vw, 337px" /></strong></h3><p><span style="color: #000000;"><strong>Alibaba’nın CEOsu Jack Ma şirketin satışları ve müşterilere sunulan kolaylıkları artırmak üzere e-ticaret ile geleneksel perakendeciliği entegre eden yeni iş modelini “Yeni Perakende” olarak lanse etti bile.1 Jack Ma’ya göre “Salt e-ticaret konvansiyonel işletmeye indirgenerek yerine online, offline, lojistik ve verilerin tek bir değer zincirinde entegre olması anlamına gelen ve veri bazlı çalışan Yeni Perakende geçecek.</strong></span></p><p><strong>Yazı:</strong> Dr. Cüneyt Evirgen<br />Yönetici Geliştirme Birimi (EDU) Direktörü ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi / Sabancı Üniversitesi</p><p><span style="color: #000000;">Yüzyıllar içinde perakende sektörü açık pazarlar ve mağazalarla gelişti, sonrasında mağaza tipleri değişmeye başladı ve şimdi de önemli bir dönüşüm içinde. Teknolojinin sunduğu olanaklarla artık alışveriş sadece mağazalarla sınırlı olmadan her yerde, her zaman yapılabilir duruma geldi. Bu dönüşümü tetikleyen ve hızlandıran unsurlar mobil teknoloji, sosyal ağlar, demografik değişimler, sosyo-ekonomik değişimler ve mağazaların alışveriş içindeki değişen rolü oldu. İşte, perakendenin geldiği durumu ve yaşadığı süreci “yeni perakende” ana başlığı altında anlamaya çalışıyoruz. Öte yandan, Alibaba’nın CEOsu Jack Ma şirketin satışları ve müşterilere sunulan kolaylıkları artırmak üzere e-ticaret ile geleneksel perakendeciliği entegre eden yeni iş modelini “Yeni Perakende” olarak lanse etti bile.2 Jack Ma’ya göre “Salt ye-ticaret konvansiyonel işletmeye indirgenerek yerine online, offline, lojistik ve verilerin tek bir değer zincirinde entegre olması anlamına gelen ve veri bazlı çalışan Yeni Perakende geçecek.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>DOĞRU TEKNOLOJİ VE ETKİN VERİ ANALİTİĞİ</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Perakende için değişmeyen konu bireysel tüketicinin ihtiyaçlarını karşılamakken müşterinin ve ihtiyaçlarının değişimi bunu nasıl başaracağı konusunda perakendeyi de değişime ve dönüşüme zorluyor. Müşterilerin artan seçiciliği, talebin arzın altında olması, müşterinin markalarla çoklu temas noktalarının oluşması, sosyal medya, müşteri deneyim döngüsü gibi olgular müşteri davranışlarını değiştirmekte. Müşteri tarafındaki bu değişimlerin yanı sıra rekabet tarafında da e-ticaret ve m-ticaret ile yeni tip bir rekabetin ortaya çıkıp hızla yaygın kabul görmeye başlaması resmi iyice kızıştırdı. İşte bu oyunda ana parametreler aşağıda örnekleneceği üzere omnikanal ve ilgili müşteri deneyimi ve gerekli araçlar ise doğru teknoloji ve etkin veri analitiği kapasitesi.</span><br /><span style="color: #000000;">Kısacası, perakende sektörü köklü bir yeniden pozisyonlama içinde. Vaktiyle müşterilerin favorisi olan Borders, Nine West, Toys R Us, Claire’s, Macy’s, Aerosoles, Payless, Sears, Radio Shack, The Limited, GameStop, gibi birçok marka ve mağaza değişen müşteri taleplerine yenik düşüyor, mağaza kapatıyor, iflas başvurusu yapıyor veya tamamen kapanıyor. İş yapmayan mağazaların kapatılması perakendeci için normal bir iş pratiğiyken, en az aynı oranda yenilerinin açılmamasıyla bu süreçte net küçülmeler veya iflaslar görüyoruz.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>MÜŞTERİ OLAĞANDAN FAZLASINI İSTİYOR</strong></span><br /><span style="color: #000000;">90’lı yıllarda Walmart sektörde yıkıcı bir değişim etkisi yaratmış, her gün en iyi fiyat sunarak oyunun kurallarını değiştirmiş ve dünyanın en büyük şirketi olmuştu. Şimdi de Amazon, oyunu gene değiştirdi. Ama bu sefer değişim, fiyat dışında, müşteriye sunulan kolaylık ve müşteri deneyiminin önemini keşfetme yönünde oldu. Wharton’dan Barbara Kahn 2018’de yayınlanan “The Shopping Revolution” adlı kitabında perakendecilerin kendilerini ya ürün faydaları veya deneyime odaklanarak ve müşteri için ya keyif arttıracak veya acı noktalarını yok edecek şekilde konumlanmaları gerektiğine vurgu yapıyor. Müşteri kendisine zaten sunulanı artık olağan kabul edip, fazlasını istiyor. Sebze-meyvenin taze oluşu, hijyen birer faktör olarak görülürken, bunların istediği saatte evine teslim edilmesini bekliyor. The NY Times’da yayınlanan konuyla ilgili bir makalede başarılı mağazaların hızlı yiyecek alanındaki arabaya servisle otel concierge arasında bir yerde durduğuna işaret ediyor.3 Örneğin Target müşterileri telefonlarından güneş kremi sipariş edip mağaza otoparkına geldiklerinde ürünün arabalarına getirilmesini isteyebiliyor; Nordstrom’da ürün iadesi yapacak müşteriler ürünü mağazada bir kutuya bırakıp kimseyle temas etmeden ayrılabiliyor; Walmart 25.000 kişisel alışverişçisiyle müşterilerin online siparişlerini kendilerine mağaza önünde teslim ediyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Yeni perakendede müşteri yaşadığı deneyime, sunulan kolaylığa ve perakendecinin online varlığına önem veriyor. Sonuçta da perakende artık hiper-rekabetçi durumda. Z jenerasyonu akıllı telefonla büyüdü, online bekliyor, fiziksel mağaza, mobil ve online arasında pürüzsüz bir alışveriş deneyimi istiyor. Sonuçta, perakendenin geleceği kişiselleştirilmiş deneyimler ve bunun her kanalda eşzamanlı olmasından geçecek.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>FİZİKSEL MAĞAZALARA GEREK KALACAK MI?</strong></span><br /><span style="color: #000000;">AT Kearney’in yayınladığı bir rapor ise yeni perakendenin adreslemesi gereken yedi ana başlığa dikkat çekiyor:4</span><br /><span style="color: #000000;">1-Komünite oluşturmak, müşteriyi sürece katmak</span><br /><span style="color: #000000;">2-Veri analitiğinden faydalanarak özelleştirme</span><br /><span style="color: #000000;">3-Müşterinin tüm yaşamına entegre olarak sağlanacak bağlayıcılık</span><br /><span style="color: #000000;">4-Kolaylık</span><br /><span style="color: #000000;">5-Keyifli, eğitsel, interaktif içerik</span><br /><span style="color: #000000;">6-Ürün seçiminde kürasyon ve doğru seçenek</span><br /><span style="color: #000000;">7-Müşteriye doğrudan değen tüm tedarik zinciri unsurlarını kontrol.</span></p><p><span style="color: #000000;">Perakendedeki en büyük değişim online alışverişin artması ve bunun sektöre etkileri. Bu bağlamda artık fiziksel mağazalara gerek kalacak mı sorusu soruluyor. Amerika’da AmazonGo, Çin’de BingoBox gibi kasiyersiz mağazaların ortaya çıkmaya başlamasıyla mağazada çalışanlara ihtiyaç kalacak mı diye soruluyor. Halbuki offline-online rekabet sıfır toplamlı bir oyun değildir. Bir diğer deyişle bu oyunu birinden birisi kazanıp diğeri kaybetmeyecek. Yeni perakendedeki dönüşüm hibrid modellerin şekillenmesi yönünde gerçekleşecek.</span></p><p><span style="color: #000000;">Yaşanan değişim ve dönüşümü anlayabilmek ve izleyebilmek için bu sürecin öncülerinin ne yaptığına bakmak gerekli. Günümüzde, Amazon, WalMart, Alibaba perakende dünyasına kıran kırana öncülük ediyorlar. Kafa kafaya çarpışan iki perakende devinden Amazon, Whole Foods’u satın alarak fiziksel mağazacılığa adım atarken, WalMart, jet.com gibi online platformlar satın alarak, Scan&amp;Go uygulamasıyla ve otomasyon yatırımlarıyla online alana giriş yaptı. Mağazadaki raf sayımı ve düzeni için robotlar kullanıyor. Hatta konuya teknoloji tedariki tarafından gelen Google bile Chicago’da kendi fiziksel mağazasını açarak bu yarışa katılmak üzere.5 Alibaba’nın son üç yılda yaptıklarına bakınca da teknoloji kullanımının yanında, fiziksel mağazaların da ne kadar önemli olduğu görülebiliyor. Alibaba son üç yıl içinde Çin’de bir elektronik perakendecisi ve büyük süpermarket zincirlerinden birisini satın aldıktan sonra ilaveten Hema adlı kendi süpermarket zincirini de oluşturmaya başladı.6 Şirket CEOsu Jack MA’nın “Yeni Perakende” olarak adlandırdığı yaklaşımın ürünü olan Hema süpermarketlerinde, teknoloji ve veri analizi kullanılarak online ve offline alışveriş deneyimi bir araya getiriliyor ve müşteriye daha verimli ve daha esnek alışveriş deneyimi sunuluyor.7</span><br /><span style="color: #000000;">Kısacası, e-ticaret perakendecilerinin fiziksel mağazacılığa da girmesi ve online ve offline deneyimlerin birleştirilmesi kuvvetle yükselen bir akım. Yeni perakendede başarılı olabilmek için sadece birisini değil, her ikisini de yapmak gerekli. Ancak, bu noktada sürekli mağaza açmaya değil, doğru mağaza sayısına sahip olmaya dikkat etmek gerekiyor.8</span></p><p><span style="color: #000000;">Yeni perakende düzeninde başarının sırrı iki ana noktada:</span><br /><span style="color: #000000;">1-Müşteri ile bağlanabilmek</span><br /><span style="color: #000000;">2-Çoklu temas noktalarını yönetmek.</span><br /><span style="color: #000000;">Bunlardan birincisi müşteri deneyimini öne çıkartırken, burada da özellikle müşteriye sunulan kolaylık ve teslimat seçenekleri çok etkili… Amerika’nın en büyük süpermarketlerinden Kroger, Ağustos 2018’de Kroger Ship adı ile üçüncü parti taşıyıcılarla yeni bir teslimat modelini uygulamaya aldı. Aynı firma Temmuz ayında da online alışverişleri otonom araçlarla teslim edeceğini açıklamıştı.9 Ayrıca, Instacart işbirliğiyle Ekim 2018 sonuna kadar aynı gün teslimat programlarını ülke çapında %50 oranında artıracak.10 Grubmarket.com adlı bir taze sebze-meyve e-ticaret şirketi AutosX adlı bir startup ile otonom araçlarla teslimat uygulaması lanse etmek üzere.11 Kısacası, ne zaman, nerede teslimat yapılabileceği konusunun yeni perakendede rekabet savaşının ana parametresi olduğu görünüyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">İkinci ana nokta olan çoklu temas noktalarının yönetilmesi ise omnikanal yönetimi yapabilmek anlamına geliyor. Perakendeciler önce tek formatla çalışırken, akabinde önce çoklu formata sonra çoklu kanala geçiş yaptıktan sonra yeni perakendede omnikanala geçmek zorunda. İşte tam da burası en büyük zorlukları içeriyor ve perakende savaşının ortasında yer alıyor. Omnikanal çoklu kanaldan farklı ve daha ötede bir konu. Aynı müşteriyi kanal, zaman, bağlam ve mekandan bağımsız tekil olarak tanıyabilme ve müşteriye farklı kanallar arasında pürüzsüz bir akış ile tek bir kanalmışcasına deneyim yaşatabilmek anlamına geliyor. Yeni perakendeyi tanımlayan ana unsurlardan olan omnikanal, müşterinin perakendeci ile çoklu temas noktalarını yönetebilmesine işaret ediyor.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>MÜŞTERİ KOLAYLIK ARIYOR</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Retail Customer Experience 2018 Top 100 raporuna göre satın alma işlemi hala mağazalarda yoğunlaşıyor. Müşteri online alışveriş yapsa da sorununu mağazada çözüyor veya online araştırıp mağazadan satın alıyor. Ancak, özellikle hızlı dönen tüketici ürünlerinde müşterilerin kolaylık arayışı çok öne çıktığından omnikanalın önemi daha da artıyor. Kolaylık arayan müşteri alışveriş için e-ticarete yönelirken, onları fiziksel mağazaya çekmek için otomatik ödeme, al-ve-git ürünler, satın almayı online yapıp mağazadan teslim al, mağaza önü teslimat, arabaya teslimat gibi kolaylık sağlayıcı hizmetler sunulması etkili olacaktır.12</span><br /><span style="color: #000000;">Bu dönüşümde teknolojinin kullanımı bir amaç değil, ama her geçen gün geliştirilen yeni teknolojiler çok etkili araçları sektörün hizmetine sunuyor. Rafta ürün sayımı, kasa, ödeme, sipariş, bilgilendirme, teslimat, promosyon, otonom araçlar, Alexa, Google Home gibi dijital asistanlar, artırılmış gerçeklik uygulamaları, yapay zeka, makina öğrenmesi her geçen gün daha da yeni uygulamaları karşımıza çıkarıyor. Gartner 2020 yılına kadar 100 milyon tüketicinin artırılmış gerçeklik ile alışveriş yapacağını öngörüyor.13 Bugün, GAP’in DressingRoom uygulaması ile tüketiciler ürünleri mağazaya gitmeden evde deneyebiliyor, Converse’in Sample uygulaması ayakkabıları evde deneme imkanı sunuyor, L’Oreal Paris’in MakeUpGenius uygulaması ile tüketiciler sanal ortamda makyaj yaparak ürünleri deneyebiliyor. Kısacası, bunlar bilim-kurgu örnekleri değil, bugün perakendecilikte teknolojinin nasıl değer yaratabileceğinin örneklerinden ve tüm bunlar sadece başlangıç.</span><br /><span style="color: #000000;">Accenture araştırmasına göre, yapay zekanın perakendecilikte ve toptancılıkta 2035 yılına kadar karlılıkları %60 kadar arttırması bekleniyor.14 Etki yaratacak uygulama alanlarında ise kişiselleştirme, internet veya mobilde arama mekanizmaları ve chatbotlar öne çıkıyor. Bunların arkasındaki teknolojiler ise makina öğrenmesi, “Natural Language Processing-NLP”, “computer vision” gibi teknolojiler. Zebra Technologies 2017 araştırmasına göre, perakendecilerin %72si önümüzdeki dönemde makina öğrenmesi alanında yatırım yapmayı planlıyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Bu tür uygulamaların yaygınlaşması zaman alabilir ama vizyonu hissetmek ve gecikmeden yola koyulabilmek için izlenmeleri çok önemli. Artık perakendecinin kendine özel mobil aplikasyonu, web sitesi olması, e-ticaret kanalı sunması, mağazalara ürün alokasyonunu bilimsel algoritmalarla yapması, sadakat veritabanı, interaktif promosyonlar sunması sektörde hijyen faktörler. Halbuki, beş-on yıl önce bu tür uygulamalar büyük yenilik sayılıyordu. Özellikle teknolojinin ucuzlaması ile teknolojik araçların hem müşteri hem de perakendeci tarafından kullanımı hızla yaygınlaşacaktır. Yeni nesil perakendecilikte veri analitiği ve iş analitiğinden faydalanabilecek altyapıların kurulması mutlak bir gereklilik olarak önümüzde. Geçmişte bilim-kurgu filmlerinde gördüğümüz uygulamaların bugün günlük hayatımızda, markette/mağazada karşımıza çıkması yaşanan dönüşümün derinliği ve yıkıcılığını çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Perakendeciler olan biteni film gibi izlemeyip, aktif parçası olabilmeye odaklanmak zorundalar.</span></p><h6>1. Deborah Weinswig, www.forbes.com, 14 Nisan 2017, “Alibaba&#8217;s New Retail Integrates E-Commerce, Stores, &amp; Logistics: Is This The Next Gen Of Retail?”<br />2. Deborah Weinswig, www.forbes.com, 14 Nisan 2017, “Alibaba&#8217;s New Retail Integrates E-Commerce, Stores, &amp; Logistics: Is This The Next Gen Of Retail?”<br />3. Michael Corkery, www.NYTimes.com, 03 Eylül 2018, “Hard Lessons (Thanks, Amazon) Breathe New Life Into Retail Stores”<br />4. Michael Dart &amp; Robin Lewis, Nisan 2018, “Retail’s Seismic Shift”<br />5. Ben Schoon, www.9to5google.com, 16 Ağustos 2018, “Report: Google to open ‘flagship’ retail store in Chicago”<br />6. Paula Rosenblum, www.rsrresearch.com , 05 Haziran 2018, “Alibaba Makes It Clear-Stores Are A Retailing Necessity”<br />7. Adam Najberg, www.alizila.com, 17 Temmuz 2017, “HEMA SUPERMARKET OFFERS SHOPPERS A ‘NEW RETAIL’ EXPERIENCE”<br />8. www.internetretailing.com, 27 Nisan 2018, “What Amazon, Carpetright, Poundwrold and New look say about the role of stores in today’s retail”<br />9. Deenam M.Amato-McCoy, 03 Ağustos 2018, www.chainstoreage.com, “Kroger jumps into delivery wars with new service”<br />10. Deenam M.Amato-McCoy, 30 Ağustos 2018, www.chainstoreage.com, “Kroger make sbig commitment to same-day deliveries”<br />11. Deenam M.Amato-McCoy, 29 Ağustos 2018, www.chainstoreage.com, “New mobile store delivery service hitting the road”<br />12. www.csnews.com, 15 Ağustos 2018, “Nielsen: Convenience Is Ultimate Currency in Today’s FMCG Marketplace”<br />13. www.retailcustomerexperience.com, 18 Nisan 2018, “How AI, AR &amp; VR impact retail this year (apocalypse not included)”.<br />14. Daniel Keyes, www.intelligence.businessinsider.com, 2018, “The Future of Retail 2018: Artificial Intelligence”</h6>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/yeni-perakende/">Yeni Perakende: Gelişim-Değişim-Dönüşüm</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müşteri İçin Sanaldan Öte Yeni Bir Dünya&gt;&gt; “Sosyal Medya”</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/sosyal-medya-pazarlamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 10:51:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://new.gidaperakendecileri.org/?p=864</guid>

					<description><![CDATA[<p>Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijitalle bağımız, hayatımızı çok hızlı bir şekilde değiştirdi. Mobil cihazlar artık uzvumuzdan farksız. İnternetsiz bir ortam düşünülemediği gibi Pazarlama 4.0 döneminde pazarlamanın dinamikleri de dijital dünyada şekilleniyor. Bu dinamiklerden biri de kuşkusuz, sosyal medya! Sosyal medya araçlarını kullanım oranları yükseldikçe, markalar için hedef kitlelerine ulaşmanın en etkili yolu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/sosyal-medya-pazarlamasi/">Müşteri İçin Sanaldan Öte Yeni Bir Dünya&gt;&gt; “Sosyal Medya”</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="864" class="elementor elementor-864">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen dijitalle bağımız, hayatımızı çok hızlı bir şekilde değiştirdi. Mobil cihazlar artık uzvumuzdan farksız. İnternetsiz bir ortam düşünülemediği gibi Pazarlama 4.0 döneminde pazarlamanın dinamikleri de dijital dünyada şekilleniyor. Bu dinamiklerden biri de kuşkusuz, sosyal medya! Sosyal medya araçlarını kullanım oranları yükseldikçe, markalar için hedef kitlelerine ulaşmanın en etkili yolu da bu mecralarda etkili olmaktan geçiyor. İyi bir sosyal medya pazarlamasıyla bir adım öne geçmek ve yalnızca bugünün değil, asıl önemlisi geleceğin müşterisiyle kalpten bir bağ kurmak daha mümkün gibi görünüyor. Bunun yolu da geleceğin müşterisi için sanal bir dünya değil, yeni, etkili ve samimi bir dünya sunmak… </strong></span></h3><h3><span style="color: #000000;"><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-867 alignleft" src="http://gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-300x200.jpg" alt="" width="338" height="225" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-300x200.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-768x512.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-1024x682.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-696x464.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-1068x712.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2-630x420.jpg 630w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sosyal_medya_pazarlamasi-2.jpg 1181w" sizes="(max-width: 338px) 100vw, 338px" /></strong></span></h3><p><span style="color: #000000;">Dijital pazarlama ajansı We Are Social, Hootsuite iş birliği ile hazırladığı “Digital in 2017 Global Overview” raporunda, 238 ülkeden topladığı verilerle 106 sayfalık bir rapor hazırladı. Bu raporda; internet ve dijitalin gelişimiyle ilgili güncel bilgiler, istatistikler ve trendler yer alıyor. Dijital bağlantıların ve sosyal ağların hayatımızı nasıl değiştirdiğine değinmeden önce rapordan bazı dikkat çekici noktaların altını çizelim. Rapora göre bugün dünyanın yarısından fazlası en az 1 adet akıllı telefon kullanıyor. Dünya nüfusunun üçte ikisi ise en az bir cep telefonu sahibi. Dünya genelinde web trafiğinin yarısından fazlası artık cep telefonundan geliyor. Dünya nüfusunun beşte birinden fazlası ay içerisinde internetten alışveriş yapıyor. Türkiye içinse tablo şöyle: Türkiye’de 48 milyon kişi internete bağlanıyor. Mobil kullanıcı sayısı 71 milyonken, sosyal medyaya mobilden bağlanan kullanıcı sayısı ise 42 milyon.</span><br /><span style="color: #000000;">Türkiye’de 2016 Ocak ayından bu yana internet kullanıcı sayısı %4 ile 2 milyon, aktif sosyal medya kullanıcısı sayısı ise %14 ile 6 milyon artmış durumda. Sosyal medyayı mobilden kullanan kişi sayısıysa son bir yıl içerisinde %17 oranında arttı. Aynı rapora göre Türkiye’deki cihaz kullanıcılarının %95’i cep telefonu sahibi ve %75’i akıllı telefon kullanıyor. Dizüstü ve masaüstü bilgisayar kullanımı %51 oranındayken televizyon, %98 ile hala hayatın önemli bir parçası konumunda. Kullanıcılar günün ortalama 7 saatini bilgisayar karşısında, 3 saatini telefon üzerinden internete bağlanarak ve 3 saatini sosyal medya platformlarında geçiriyor. Televizyon karşısında harcanan zaman, ortalama 2 saat&#8230;</span></p><p><span style="color: #000000;">Dünyada ve Türkiye’de kullanım oranlarına değinmişken, internetin ve sosyal ağların hem müşterileri hem de şirketleri nasıl değiştireceğini bundan 20 yıl önce öngören bir isme de değinmekte fayda var: Harvard Üniversitesi Berkmen Merkezi&#8217;nde ProjectVRM&#8217;nin kurucusu ve Silikon Vadisi&#8217;nde yaratıcı reklam firmasının da kurucu ortaklarından biri olan David Doc Searls. Eski bir gazeteci olan Doc Searls, internetle tanıştığında 47 yaşındaydı ancak bunu bir dönüm noktası olarak değerlendirmeyi başardı. Bugün dünyada internet guruları arasında sayılan Doc Searls, 1999 yılında kaleme aldığı “Cluetrain Manifestosu” adlı kitabında 95 madde yayınlayarak yeni medya ve iletişim kurallarına göre şirketlerin, markaların ve organizasyonların kendini nasıl yenilemesi gerektiğine, nasıl iletişim kurulması ve interneti nasıl kullanması gerektiğine değindi. Geleneksel tek taraflı kitle iletişimi yerine bireylere yönelik iki yönlü iletişim yapılması gerektiğini, tüketici ve izleyiciyle diyalog kurulması, gelen tepkilerin değerlendirilmesi, sosyal ağlar ve bloglarla iletişimin sağlanması gerektiğini belirten Doc Searls’ın öngörüleri bugün geçerliliğini koruyor.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Sosyal Medya Pazarlaması Neden Önemli?</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Sosyal medya pazarlaması işletmelerin pazarlama iletişimi ve markalaşma hedeflerine ulaşmaları için çeşitli sosyal paylaşım ağlarını kullanarak sürdürdükleri dijital pazarlama faaliyetlerini içeriyor. Sosyal medya pazarlamasının öncelikli alanı, pazarlama hedefleri çerçevesinde sosyal paylaşım amaçlı içerik, video ve fotoğraf/resim vs. oluşturmak. Binlerce takipçiyle içerik paylaşımı olanağı, işletmeler için sosyal medya pazarlamasının sağladığı önemli faydalardan biri. Marka bilinirliğinin artırılması, sadık müşteri oluşturulması markaya olan güvenin arttırılması, pazarlama maliyetlerinin düşürülmesi, müşteri deneyimlerinin takip edilmesi, taleplerin daha iyi anlaşılması ve bu konuda detaylı analizlerin yapılması, sosyal medya pazarlamasıyla çok daha kolay bir şekilde sağlanabiliyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Dünyada sosyal medya kullanımı her geçen gün artıyor. Yalnızca Facebook, dünyadaki toplam internet trafiğinin %20’sinden fazlasını elinde tutuyor. Durum böyle olunca da hedef kitleye ulaşabilmek ve doğru bir iletişim kurmak için sosyal medya pazarlamasının ne kadar etkili şekilde gerçekleştirildiği daha da büyük önem kazanıyor. Ve tabi, etkili sosyal medya pazarlamasının da olmazsa olmazları var.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Hedef Kitlenizi Tanıyın</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Doğru sosyal medya platformlarını seçmek, başarılı bir sosyal medya pazarlamasının olmazsa olmazı… Sizin için en doğru ve verimli kanalı seçebilmenizde ise hedef kitlenizi iyi tanıyor olmanızın rolü büyük. Potansiyel müşterilerinizin hangi sosyal medya kanallarını kullandığını öğrenmeli ve bu kanallarda ne kadar zaman harcadıklarını, hangi zamanlarda aktif olduklarını ve birbirleriyle nasıl etkileşim kurduklarını saptamalısınız.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Ne İstediğinizi Belirleyin</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Sosyal medya pazarlamasıyla gerçekten neye ulaşmak istediğiniz de son derece önemli. Örneğin, marka bilinirliğinizi mi yoksa satışlarınızı mı arttırmak istiyorsunuz? Yoksa yalnızca müşterinizle sıcak ve samimi bir bağ kurmak için mi sosyal medya kanallarını tercih ediyorsunuz? Eğer neye ulaşmaya çalıştığınızı bilmiyorsanız performansınızı da ölçemezsiniz. Sosyal medya hedefleriniz açık ve tanımlanmış olmalı. Hedeflerinizin neresinde olduğunu ölçümleyebilmelisiniz, bunun için de ulaşılabilir hedefler belirlemelisiniz. Hedeflerinizi zamana, kaynaklara ve pazarlama bütçenize göre belirlemelisiniz.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>Anahtar Başarı Ölçüleri</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Sosyal medya pazarlama stratejinizin hedeflerini belirlemenizin yanı sıra ne kadar efektif olduğunu ölçmeniz de bir o kadar önemli. Bunun için de stratejinizin başarısını basit ve direkt olarak takip edebileceğiniz metriklere ihtiyacınız var. Aklınızda bulundurmanız gereken beş nokta şunlar: Web sitenize yönlendirilen trafik, etkileşim/erişim, topluluk büyümesi ve etkileşimi, duyarlılık, geri dönüş. Bunlar arasından seçiminizi hedeflerinize göre yapmalısınız.</span></p><p><span style="color: #000000;">Nasıl İlerleyeceksiniz?</span><br /><span style="color: #000000;">Bulunduğunuz mevcut sosyal medya alanını bilmeden işiniz için efektif ve gerçekçi bir sosyal medya pazarlama planı oluşturamazsınız. Peki, sosyal medya varlığınızı nasıl denetlersiniz? Bunun için, hangi sosyal medya platformlarında daha aktif olduğunuza, bu ağlardaki profillerinizin iyileştirilmiş olup olmadığına, her bir sosyal ağda kaç takipçiniz olduğuna ve hangi ağın hedefinize uygun olarak size daha çok getiri sağladığına ve rakipleriniz karşısındaki durumunuza bakmalısınız.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>En Verimli Ağı Seçin</strong></span><br /><span style="color: #000000;">En iyi sosyal medya işletimi araçlarını seçmek size zaman kazandırır. Peki, sizin için en iyi olan sosyal medya işletimi araçlarını nasıl seçeceksiniz? Burada en önemli noktalardan biri, sosyal medya ile neye ulaşmak istediğiniz. Öte yandan sosyal medya ile neler yapmayı hedeflediğiniz de önem taşıyor. Örneğin, ücretli sosyal medya kampanyaları mı düzenlemek istiyorsunuz yoksa sosyal dinleme mi yapmak istiyorsunuz? Unutmayın ki sosyal medya stratejinizin başarı ya da başarısızlığı, içeriğinize de bağlı.</span></p><p><span style="color: #000000;"><strong>“Teknik Olarak Her Şey Tamam Ama…”</strong></span><br /><span style="color: #000000;">Sosyal medya pazarlamasına yönelik olarak teknik açıdan her şeyi eksiksiz yaptığınızı ancak yine de yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu düşünüyorsanız, işin tekniğinin yanı sıra dikkat edilmesi gereken farklı noktalar da var. Örneğin, müşterilerinizi daha fazla dinlemeli ve daha az konuşmalısınız. Hedef kitlenizi iyi araştırmalı ve ihtiyaçlarını iyi belirlemelisiniz. Öte yandan yalnızca ürün ve hizmetlerinizin tanıtımına odaklanır ve başka hiçbir şey yapmazsanız, kitleniz sizi dinlemeyi bırakır. Takipçilerinize değer vermeli ve onların dikkatlerini çekecek içerikler oluşturmalısınız. “Nicelikten çok kalite” sosyal medya pazarlamasının en önemli konularından biri… Unutmayın, içeriğinizle düzenli olarak etkileşimde bulunan 1 milyon takipçiye sahip olmak, hiç ilgilenmeyen 10 milyon takipçiden daha iyidir. Bu sebeple kaliteli içerik üretimi önceliğiniz olmalı.</span></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/sosyal-medya-pazarlamasi/">Müşteri İçin Sanaldan Öte Yeni Bir Dünya&gt;&gt; “Sosyal Medya”</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrafı Önlemek İçin &#8220;Sıfır Atık&#8221;</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/sifir-atik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 10:47:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://new.gidaperakendecileri.org/?p=858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda tüm dünyada bireysel, kurumsal anlamda ve belediyeler genelinde, sıfır atık uygulama çalışmaları giderek yaygınlaşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Türkiye&#8217;de 2017 yılında başlatılan &#8220;Sıfır Atık&#8221; projesiyle israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atığın miktarının azaltılması, etkin toplama sisteminin kurulması, atıkların geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda çeşitli çalışmalar yapılarak etkili sonuçlar alınmaya başlandı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/sifir-atik/">İsrafı Önlemek İçin &#8220;Sıfır Atık&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="858" class="elementor elementor-858">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><span style="color: #000000;"><strong>Son yıllarda tüm dünyada bireysel, kurumsal anlamda ve belediyeler genelinde, sıfır atık uygulama çalışmaları giderek yaygınlaşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Türkiye&#8217;de 2017 yılında başlatılan &#8220;Sıfır Atık&#8221; projesiyle israfın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması, oluşan atığın miktarının azaltılması, etkin toplama sisteminin kurulması, atıkların geri dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu kapsamda çeşitli çalışmalar yapılarak etkili sonuçlar alınmaya başlandı bile. Daha iyi bir dünya, daha iyi bir gelecek için herkese &#8220;Sıfır Atık Sıfır Kayıp&#8221; çağırısı yapılıyor. </strong></span></h3><h3><span style="color: #000000;"><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-862 alignleft" src="http://gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-237x300.jpg" alt="" width="331" height="419" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-237x300.jpg 237w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-768x974.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-807x1024.jpg 807w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-696x883.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-1068x1355.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4-331x420.jpg 331w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/sıfır-atık-4.jpg 1181w" sizes="(max-width: 331px) 100vw, 331px" /></strong></span></h3><p><span style="color: #000000;">Çevre ve Şehircilik Bakanlığı&#8217;nın &#8220;Sıfır Atık&#8221; projesi kapsamında 2017 yılından bu yana çeşitli projeler ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Tüm dünyanın gündeminde olan &#8220;Sıfır Atık&#8221; konusunda, bireysel ve kurumsal tedbirlerle daha iyi bir gelecek ve daha yaşanılır bir dünya için herkesin atması gereken adımlar olduğuna dikkat çekiliyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Bilindiği gibi doğal kaynaklar, küresel ekonominin işleyişini ve yaşam kalitesini destekliyor. Bu kaynaklar yakıtlar, mineraller ve metaller gibi hammaddelerle birlikte gıda, toprak, su, hava, biyokütle ve ekosistemleri de içeriyor. İyi işleyen bir ekonomi, doğal kaynakların ve hammaddelerin kesintisiz akışına bağlı&#8230; Kaynakların sürdürülebilir ve verimli bir şekilde yönetimi, günümüzde kaçınılmaz bir gereklilik&#8230; 1900 yılına göre bugün, kişi başına enerji tüketiminin 3 katına, hammadde kullanımının 2 katına, dünya nüfusunun ise 5 katına çıktığını vurgulayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, herkese &#8220;Sıfır Atık Sıfır Kayıp&#8221; çağrısında bulunuyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Nüfus Arttıkça Atık Da Artıyor</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Sanayi Devrimine bağlı olarak ortaya çıkan teknolojik yeniliklerle birlikte artan nüfus ve şehirleşme, yaşam standartlarının ve tüketim alışkanlıklarının farklılaşmasına yol açtı. Bu durum ise geçmişe nazaran daha çok atığın oluşmasına neden oluyor. Aynı zamanda, başta doğal kaynakların tükenmesi ve iklim değişikliği gibi konular olmak üzere, tüm canlıları tehdit edecek boyutlara varan hava, su ve toprak kirliliği de söz konusu&#8230; Sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde atıkları kontrol altına almak, gelecek nesillere temiz, gelişmiş bir Türkiye ve yaşanabilir bir dünya bırakmak için sıfır atık prensibini hedef almak ve entegre bir yaklaşımla atıkların yönetimini sağlamak hayati değer taşıyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Sıfır Atık Projesinin Hedefleri</span></strong><br /><span style="color: #000000;">* Temiz ortam kaynaklı olarak performansın ve verimliliğin arttırılması</span><br /><span style="color: #000000;">* İsrafın önüne geçildiğinden maliyetlerin azaltılması</span><br /><span style="color: #000000;">* Tasarruf ve ekonomik kazanç sağlanması</span><br /><span style="color: #000000;">* “Duyarlı tüketici” duygusuna sahip olunmasının sağlanması</span><br /><span style="color: #000000;">* Çevresel risklerin azaltılmasının sağlanması</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Neden Sıfır Atık?</span></strong><br /><span style="color: #000000;">1 ton atık kağıdın geri kazanımıyla 17 ağacın kesilmesi önleniyor, 12.400 metreküp kadar sera gazı engelleniyor, 2,4 metreküp atık depolama alanından tasarruf sağlanıyor. Aynı zamanda yeni üretime kıyasla metal ve plastik geri kazanımıyla %95 enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Atık camlar tekrar cam ürünlerine, plastikler elyaf ve dolgu malzemesi gibi birçok malzemeye, atık metallerse tekrar metal ürünlerine dönüşebiliyor. Organik atıklardan elde edilebilecek kompost ile topraklar daha verimli hale geliyor. Geri dönüştürülen her 1 ton cam için yaklaşık 100 litre petrolden tasarruf edilebiliyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Bir Yaşam Biçimi Olarak &#8220;Sıfır Atık&#8221;</span></strong><br /><span style="color: #000000;">İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve İstanbul Uluslararası Edebiyat Festivali “Sıfır Atık” isimli konferans için 8 Mayıs&#8217;ta &#8220;Sıfır Atık&#8221; kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Béa Johnson’u ağırladı. Johnson ve ailesinin, 2008 yılından bu yana yaşamlarında çöpe yer yok. Béa, blog’u ve çok satan ZéroDéchet (SıfırAtık) kitabı sayesinde, daha basit yaşayarak ve atıklarını radikal bir biçimde azaltarak tüm dünyaya ilham kaynağı olmuş bir isim. 2011 yılında &#8220;Green Awards&#8221; ödülüne de layık görülen Béa, uluslararası düzeyde üniversitelerde, iş komitelerinde, derneklerde, sempozyum ve fuarlarda söyleşilere katılarak medyanın ilgisini topluyor.</span><br /><span style="color: #000000;">Béa, sıfır atık elde etmek için, 5 kuralın uygulanması şeklinde basit bir sistem sunuyor: Reddet, Azalt, Yeniden Kullan, Dönüştür ve Gübrele. Sıfır atığın iyi ve daha sağlıklı bir dünya için gerekli olduğunu belirten Bea, bu sayede zaman ve para tasarrufu sağlanabildiğini de vurguluyor.</span></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/sifir-atik/">İsrafı Önlemek İçin &#8220;Sıfır Atık&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müşteri Değeri Yaratmanın Aşamaları</title>
		<link>https://www.gidaperakendecileri.org/mahmut-eskiyoruk-turkiyenin-kalkinmasi-icin-tarim-en-onemli-sektor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Aug 2019 10:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://new.gidaperakendecileri.org/?p=850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pazarlama üzerine on yıldan fazla süredir yazıyorum. Yazdığım ilk yazılardan birinin başlığı “Değer Yaratan Pazarlamayı Siz de Keşfedin”di. 2006’nın başlarıydı ve “Müşteri odaklılık”, “Değer yaratma” gibi bugün artık hayatın sıradan bir parçası haline gelmiş kavramlar hararetle tartışılıyordu. O günlerdeki bu hararetli tartışma, bugün bu kavramların doğru, yerli yerinde ve gerektiği gibi kullanılmasını sağladı mı, doğrusu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/mahmut-eskiyoruk-turkiyenin-kalkinmasi-icin-tarim-en-onemli-sektor-2/">Müşteri Değeri Yaratmanın Aşamaları</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="850" class="elementor elementor-850">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7cb3dba elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7cb3dba" data-element_type="section" data-e-type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4b9c6851" data-id="4b9c6851" data-element_type="column" data-e-type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-649b8508 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="649b8508" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<div class="td-paragraph-padding-1"><h3><strong>Pazarlama üzerine on yıldan fazla süredir yazıyorum. Yazdığım ilk yazılardan birinin başlığı “Değer Yaratan Pazarlamayı Siz de Keşfedin”di. 2006’nın başlarıydı ve “Müşteri odaklılık”, “Değer yaratma” gibi bugün artık hayatın sıradan bir parçası haline gelmiş kavramlar hararetle tartışılıyordu. O günlerdeki bu hararetli tartışma, bugün bu kavramların doğru, yerli yerinde ve gerektiği gibi kullanılmasını sağladı mı, doğrusu pek emin değilim. Türkçede “dile kolay” diye bir deyim vardır. “Söylemesi kolay” anlamına gelir. İşte bu müşteri odaklılık veya değer yaratma kavramları da öyle dile kolay gelen ama yapması zor şeyler. </strong></h3><p class="p1"><b>Yazı: </b>Güventürk Görgülü</p><h3><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-851 size-medium alignleft" src="http://gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-300x200.jpg 300w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-768x511.jpg 768w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-1024x682.jpg 1024w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-696x463.jpg 696w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-1068x711.jpg 1068w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2-631x420.jpg 631w, https://www.gidaperakendecileri.org/wp-content/uploads/2019/08/deger-yaratmak-2.jpg 1181w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></strong></h3><p><span style="color: #000000;">“Değer” kavramının ne olduğunu daha iyi anlayabilmek için önce pazarlamanın değişen tanımına bir göz atmak gerekiyor. Hani eski zamanlarda “Ürün ve hizmetlerin tutundurulması, fiyatlandırılması, dağıtılması” şeklinde diye başlayan bir cümle vardı. İşte “değer yaratmak”, o cümleyi bugünün değişen pazarlama anlayışıyla tekrar kurabilmek anlamına geliyor.</span><br /><span style="color: #000000;"> Pazarlama dünyasına “Mor İnek” kavramını sokan Seth Godin, pazarlama kavramındaki değişimi 2000’lerin başında şöyle anlatıyordu: “Eskiden mühendisler icat eder, üretimciler imal eder, pazarlamacılar pazarlar ve satışçılar satardı. Emek dağılımı netti. Bütün işi tepedeki başkan yönetirdi. Pazarlamacının bir bütçesi olur, onunla reklam verirdi. Pazarlama bölümünün adı pekâlâ &#8216;reklam ve tanıtım&#8217; olabilirdi. Pazarlama, geliştirme ve imalat süreci sonrasında bir ürünün değerlerinin halka anlatılmasıyla ilgili bir işti. Günümüz dünyasında pazarlamacı kavramının merkezinde ürünlerin özellikleri -servisten tasarıma her şey- bulunuyor. Böyle bir dünyada o eski stratejinin geçerliliğinin kalmadığı çok açık. Pazarlama, ürünün icat edilmesi eylemidir. Dizaynını yapma çabası, üretme hüneridir. Onu fiyatlandırma sanatı, satma tekniğidir.”</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">İnsanlar İçin Değer Yaratma</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Doğrusunu isterseniz son yıllarda bu tanımı daha da kısaltıp pazarlamayı “Müşteri için değer yaratma işi”, pazarlamacıyı da “insanlar için bir değer yaratma faaliyetinde uzmanlaşmış kişi” olarak tanımlıyoruz. Bu tanımla birlikte günümüzde pazarlama sürecini tekrar ele aldığımızda, kabaca üç ana aşamadan söz ediyoruz: Bunlardan ilki, ürün veya hizmetin tasarım ve üretim süreci. İkinci aşama, “Pazarlama” denildiğinde pek çok kişinin aklına gelen ilk şeyi, yani iletişim sürecini kapsıyor. Üçüncü aşama ise satış ve sonrasını&#8230; Ve bu üç aşamanın da birbirini besleyerek geliştirmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Birinci aşamada, yani tasarım ve üretim aşamasında “müşteri odaklılık” veya “değer odaklılık” derken, “Pazarlama 3.0” kavramının da özünü oluşturan “müşterinin çoktan satın aldığı veya almaya hazır olduğu bir ürün veya hizmeti geliştirebilmeyi” kast ediyoruz. Biraz daha açarsak ticari açıdan “değer”, tüketicinin maksimum tatmini sağlayacağı fonksiyonu, en iyi deneyimle sunabilmek anlamına geliyor.   Ancak “Müşteri odaklı” veya “Değer odaklı” hale gelmek yıllarca ürün odaklı çalışmış firmalar için hayli zor… Zira yıllarca hep ürününüzü mükemmelleştirmek, maliyetlerinizi düşürmek, rekabet gücünüzü de bu yolla arttırabilmek için çalıştıysanız, sizin için “müşteri değeri eşittir en iyi ürün” demektir ve bu durumda “Tasarım ve üretimde müşteri odaklılık” dendiğinde “İşte en iyisini üretiyoruz” diye elinizi masaya vuracağınıza hiç şüphe yok.</span></p><p><br /><strong><span style="color: #000000;">En İyisini Üretmek Asli Görev</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Elbette ister ürün ister hizmet olsun “En iyisini” üretmek bir şirketin asli görevi. Zaten her şeyin standartlara bağlandığı ve standartların sürekli yükseldiği bir çağda bunun aksini düşünebilmemiz mümkün değil. Müşteri değerini arttırabilmek için, yaptığınız işi veya ürününüzü değil, müşterinizin ihtiyaçlarını düşünmeniz gerekiyor. Unutmayın ki Apple bunu düşünerek müzik piyasasındaki kuralları yıktı, Amazon bunu düşünerek perakende alışveriş anlayışını kökünden değiştirdi.</span></p><p><span style="color: #000000;">İkinci aşamayı, yani iletişim aşamasını en sona bırakıp üçüncü aşamayla devam etmek istiyorum çünkü ikinci aşamayla daha çok işimiz olacak. Üçüncü aşama, satış ve sonrasındaki süreç demiştik. Ürün veya hizmetiniz ister tamamen online kanallardan satılsın ister köşedeki markette ister bayide ister mağazada, o noktada müşteriyle ne tür bir ilişki kuruyorsunuz, müşterinin karşısına nasıl bir değerle çıkıyorsunuz? Ya da ürününüz satıldıktan sonra servis, değişim, parça, ekleme, yenileme vb. imkanlarınızla müşteri gözünde bir çekiciliğe sahip misiniz? Bu aşamada da pek çok şirketin sorunu, müşteri odaklı değil de şirket, kurum, organizasyon odaklı düşünmek oluyor. Yani satış aşamasına gelindikten sonra pek çok şirket bir müşteri değeri yaratmaya değil, kendi içindeki sistemi nasıl yöneteceğine odaklanıyor. Stok takibi, faturalama, tedarik zinciri ve benzerleri, firmalar için müşteri deneyiminden önde geliyor. Hele iade, sorun giderme, soru sorma, çağrı merkezi, servis gibi aşamalar devreye giriyorsa çoğu zaman işler müşteri için daha da zorlaşıyor ve deneyim giderek kötüleşmeye başlıyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">2004’te Mavi Okyanus Stratejisi adlı kitabı yazan Chan Kim ve Renée Mauborgne, “Alıcı deneyimi” sürecini altı aşamaya ayırıyor: Satın alma, teslimat, kullanma, ilaveler, bakım ve elden çıkarma. Tabii her ürün ve hizmet için bu altı aşamanın altısını da saymak elbette mümkün değil, ama bu bize alıcı deneyimi üzerinde düşünebileceğimiz genel bir çerçeve sunuyor. Bu altı aşamada da müşteri deneyiminin iyi veya kötü, olumlu veya olumsuz olmasını belirleyen altı fayda manivelası (kaldıraç) bulunuyor: Müşteri verimliliği, sadelik, kolaylık, risk, eğlence ve imaj, çevre dostu olma faydalarından oluşan bu kaldıraçlar, müşteri deneyimi sürecinin her aşamasında deneyimi iyileştirme fırsatı sunuyor. Tabii bunu yapabilmek için firma tarafında ciddi bir farkındalığın ortaya çıkması gerekiyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Şimdi gelelim ikinci aşamaya, yani pazarlamanın “iletişim” sürecine. Eski dönemlerde tek başına “Pazarlama” olarak kabul edilen bu süreç de aslına bakarsanız “müşteri” ve “değer” konularında pek çok firma için kendinden önceki ve sonraki iki aşamadan daha parlak bir durumda değil. Yani pek çok firma, işin mesaj, mecra, maliyet tarafına odaklanıyor ama “değer yaratma” tarafını aklına bile getirmiyor. Oysa dijital dünyanın hayatımızı değiştirmesiyle “geleneksel” veya “kitlesel” diyebileceğimiz iletişim yöntemlerinin etkisini büyük ölçüde yitirdiğini ve yitirmeye devam ettiğini hepimiz görüyoruz. Bu nedenle acil olarak değer yaratan pazarlama iletişimi yöntemlerini de işimizin bir parçası haline getirmek zorundayız.   Ancak sorun şu ki, markaların, şirketlerin, patronların, yöneticilerin veya pazarlama iletişimcilerinin çok büyük bir çoğunluğu hâlâ “iletişimin” kendisinin bir değer yaratması gerektiğine inanmıyor. İnanmadığı için yine eskisi gibi tüketicinin günlük yaşamında “araya girerek” kendini göstermeye, anlatmaya, kabul ettirmeye çalışıyor. Dünyanın tanınan medya fütüristlerinden Gerd Leonhard’ın görüşlerine yer veren 2013 tarihli bir Harvard Business Review (HBR) makalesinde, 2020&#8217;ye kadar “araya giren” (interruptive) pazarlama yöntemlerinin işlevini kaybedeceğinden söz ediliyordu. Yani önümüzdeki yıllarda geleneksel-kitlesel TV, gazete, açık hava iletişimi ve büyük ölçüde bunları taklit eden dijital reklamcılığın yerine; kişiselleştirilmiş, bireylerin görüş ve ilgi alanlarına göre şekillendirilmiş pazarlama iletişimi yöntemleri ağırlık kazanacak. Bu da büyük ölçüde reklamın yerini “içeriğin” alması anlamına geliyor.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Hedef Kitlenize Değer Sunmalısınız</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Son yıllarda popüler olan “Inbound” kavramı da aşağı yukarı aynı şeyi anlatıyor. “Inbound marketing”, sizin hedef kitlenize doğru gitmeniz değil, hedef kitlenizin size doğru yönelmesini sağlamak anlamına geliyor. Bunun için de iletişim aşamasında da hedef kitlenize bir değer sunmanız, onlar için iyi bir şeyler yapmanız veya iyi bir şeyler yapmaya teşvik etmeniz gerekiyor.</span></p><p><span style="color: #000000;">Bu üç aşamayı da bir arada özetlemek gerekirse; günümüzde markanızın teklif ettiği değer bir yana, müşteriniz için değer yaratacak bir dizi pazarlama faaliyeti yürütmek zorundasınız. Yani ürününüz veya hizmetiniz, müşterinizin maddi veya manevi bir ihtiyacını, yine onun beklentileri çerçevesinde karşılayacak elbette. Ama bu yeterli değil. Bunun bir adım ötesine geçerek, o ürün veya hizmet için pazarlama faaliyetlerini planlarken, hedef gruplarınız için mutlaka iyi bir şeyler de yapmalısınız.   Bu &#8220;iyi şey&#8221;den kastınız nedir, diye sorarsanız onun milyonlarca yolunu bulabilirsiniz&#8230; Bunların başında dünyayı değiştirecek bir ürün veya hizmet tasarlamak geliyor elbette. Ama böyle bir ürün veya hizmete sahip değilseniz başka yollar da var. Örneğin müşterilerinizin hayatını kolaylaştırabilirsiniz, onların yepyeni bir deneyim yaşamasını sağlayabilirsiniz, bizzat değer yaratma sürecine katılmalarını sağlayabilirsiniz, birilerine yardımcı olacak yolları açabilirsiniz, yaratıcı fikirler geliştirmelerini sağlayabilirsiniz.</span></p><p><strong><span style="color: #000000;">Değişmez Kurallar Var</span></strong><br /><span style="color: #000000;">Dediğim gibi, yol ve yöntemler sonsuz ama bunları ortaya çıkarmanın birkaç değişmez kuralı var. Öncelikle hedef kitlenizi; müşteriyi müşteri olmayanı ayırt etmeden dinleyeceksiniz, müşteriyi anlayacaksınız, müşteriyi hatırlayacaksınız, müşteri için neyin önemli ve değerli olduğunu bileceksiniz. Bütün bu bildiklerinizin işe yaraması için de doğru bir strateji geliştirip uygulayacaksınız.</span></p></div>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p>The post <a href="https://www.gidaperakendecileri.org/mahmut-eskiyoruk-turkiyenin-kalkinmasi-icin-tarim-en-onemli-sektor-2/">Müşteri Değeri Yaratmanın Aşamaları</a> appeared first on <a href="https://www.gidaperakendecileri.org">GPD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
